Dolara mı boğulduk?

, , Sende yorum yap

19 Agustos 1984 Pazar Günü Milliyet Gazetesinin basliginda sevindirici bir haber vardi: “Simdi de döviz bollugu dert getirdi, dolara bogulduk…” Habere göre, “Tahtakale’nin çöküsü bankalari dövize bogdu. Nakit sikintisi içine giren ticari bankalar, bu kez döviz bozmakta güçlük çekmeye basladilar. Merkez Bankasi da elindeki dövizleri azaltmak için ticari bankalara basvuruda bulundu ve döviz satmak istedi… Bankalarin döviz bolluguna ugramasi neredeyse bogulacak noktaya gelmeleri ilk kez görülüyor. Geçmis yillarda isçi ve turist dövizlerinden bir bölümü Tahtakale’ye giderdi. Bankalar da ise sinirli ölçüde döviz bozdurulurdu. Bu yil ise karaborsa fiyatinin ortadan kalkmasi, Tahtakale döviz fiyatlarinin bankalarin gerisinde kalmasi bu beklenmeyen sorunu yaratti. Öteyanda bankalarda açilan döviz hesaplari da hizla artiyor. Basbakan Turgut Özal, bankalardaki döviz hesaplarinin 450 milyon dolara ulastigini bildirdi. Bu hesaplara para yatiranlar, normal hesaplara göre daha kazançli çikiyorlar. Bu hesaplarin faizlerinden vergi kesilmiyor.” Yukaridaki haber, bir pazar sabahi insani memnun edecek gibi görünüyor. Fakat, haberin parlak cümlelerle olumlu hale getirilen görüntüsü altinda ciddi tehlike isaretleri mevcuttur:
1. Merkez Bankasi’nin bankalara basvurup onlara döviz satma önerisinde bulunmasi, kasasinin dövizleri alamaz hale gelmesinden degil, baska bir nedenden ortaya çikan bir zorunluluktur. Merkez Bankasinin Hazinenin finansmanini karsilamak için Türk Lirasina ihtiyaci vardir. Merkez Bankasi, emisyona basvurmadan Türk Lirasi bulmak için, son çare olarak elindeki dövizleri bankalara “bir bakima zorla” satmak istemektedir.
Neden son çare olarak? Çünkü, Merkez Bankasi ilk çare olarak, hazinenin finansman açigini avans vererek karsilamaya çalismistir. Bu konudaki sinirlar asilinca, mecburen emisyona basvurmustur. Emisyon için IMF’in koydugu sinirlar zorlaninca, bankalarin kaynaklarina el atilmistir. Dolasimdaki para arttirilmis, banka kasalarindaki para azaltilmistir. Burada da sinira gelinince, süper faizli Hazine Bonolari ihraç edilmis, buna paralel olarak bankalara hazine bonusu satislari artirilmistir. Çare tükenmez… misali, son çare olarak da Merkez Bankasi elindeki dövizleri bankalara Türk Lirasi karsiligi satip, Türk Lirasi toplama çabasina yönelmistir.
Merkez Bankasi bunlari zevk için yapmamaktadir. Hazinenin finansman açigi vardir. Sorumlular Hazinenin finansman açigini saglam kaynaklardan, açik anlatimiyla vergi ve diger devlet gelirlerinden karsilama konusunu ciddiyetle ele almayinca, tüm sorumluluk Merkez Bankasinin omuzlarina yüklenmektedir. Zavalli Merkez Bankacilar, esas fonksiyonlarini göremez halde, Hazinenin finansman açigini karsilamak için çare yaratma yarisindadirlar.
Normal durumda Merkez Bankasinin döviz bollugundan sikayet etmesi, dövizlerini bankalara satmasi gibi bir sey düsünülemez.
2. Bankalarin döviz bollugundan bogulacak duruma gelmeleri için ya ihracat gelirlerinin, ya isçi gelirlerinin, ya da turizm gelirlerinin geçen yildan çok fazla olmasi gerekir. Halbuki böyle bir durum yoktur. Tersine geçen yillar bankalara mutlaka gelen bazi gelirler simdi bankalaraulasamamaktadir Fakat bankalar nakit sikintisinda olduklarindan döviz satin almalarda, bu dövizi muhafaza etmeleri halinde, belli miktarda likiditeyi kaybetme durumundan sizlanmaktadirlar.
3. Yilbasindan buyana bankalarda döviz mevduat hesaplarinin açilmasi sonucu, gerçekten 450 milyon dolarlik mevduat birikimi olmus ise bu düsündürücüdür. Türk parasindan kaçip, yabanci para ile mevduata yönelmek, paranin itibari ve ekonomiye güven açisindan olumsuz bir göstergedir. Buna ek olarak Türkiye’de nasil toplandigi belli olmayan dövizin bankalara mevduat olarak yatirilmasi halinde, Türk lirasi mevduata göre hem faiz ve hem de vergi avantajlari saglanmasi cjd-di bir dengesizligi ortaya koymaktadir. Döviz bollugu hiç bir zaman dert getirmez. Derdin kaynagi hazinenin finansman açigidir.

 

Sende yorum yap