Dinimizi iyi bilelim seçimimizi iyi yapalım

, , Sende yorum yap

“Ya laik devleti sürdürecegiz ya da dinî devlet kuracagiz. Biraz ondan biraz bundan olmaz.” “Elhamdülillah ben Muslümanim.”
Bir Müslüman olarak Kuran-i Kerim’in bütününe inaniyorum. Kuran-i Kerim açiktir. Islâm dininde laiklik yoktur. Dünya isleri Kuran-i Kerim’e göre düzenlenir, yürütülür. Devletin isleyisini Kuran-i Kerim’de belirlenen kaideler belirler.
Ama, bugünün dünyasinda bunun mümkün olamayacagini da tereddütsüz kabul ediyorum.
O zaman tek bir yol kaliyor. Devlet isleriyle, dünya isleriyle dini inançlar arasina bir çizgi koymak…
Dini inançlari, devlet ve dünya islerine karistirmamak.
Biz ilkokulda iken Atatürk’çü ögretmenlerimiz bize, su siiri ezberletmis-lerdi:
“Din ile devlet, ayri seydir, birlesmez. Din bir duygu, ona kimse ilismez. Dünyadaki islere din karismaz. Laikligi ben böylece bileyim.”
Acaba Basbakanimiz Farkli mi Düsünüyor?
23 Ocak 1989 Pazartesi günü basbakanimiz Van’da konusuyor. Konusmasi o aksam TV’den aynen naklediliyor. Basbakanimiz halktan bir on yil daha iktidarda kalmak için destek istedikten sonra sunlari söylüyor:
“Türkiye laiktir ama, milleti birarada tutan da Islâmiyet’tir.”
Basbakanimizin bu ifadesi ciddi olarak tartisilmasi gereken bir görüsü sergilemektedir. Eger basbakanimiz bu inanci dogrultusunda on yil daha iktidarda kalacak ise, Türkiye’de çok seyler degisecek demektir.
Bu degisim, Türk Parasi Kiymetini koruma Mevzuati’ndaki, ihracati Tesvik Mevzuati’ndaki, Merkez Bankasi Kanunun’daki, faiz oranlarindaki degisime benzemez.
Deprem yaratir, ne tip deprem yarattigini görmek için komsumuz iran’in durumuna bakmak yeter.
Din Devlet Isine Karisir ise Otoriter Degil, Totaliter Bir Düzen Ortaya Çikar
Din devlet isine karistigi an, devlet otoritesi ortadan kalkar, dinin totaliter baskisi ortaya çikar.
Çünkü din, “öbür dünya için, bu dünya islerini yönlendirmeye, düzenlemeye, kontrol etmeye” baslar.
Halbuki “bu dünya” devamli bir degisim içindedir.
Dini kaideler ise “statiktir”. Zamana, zemine göre degisemez. Kutsal kitaplar yillar önce bir kere yazilmistir. Kutsal kitaplarda yazilana aynen uyulmasi gerekir. Zaten bu olmaz ise dininin birligi, bütünlügü kalmaz.
Fakat yillar önceki “statik” kaidelerle de, dünyadaki degisimi, gelisimi uyusturmaya imkân yoktur.
Burada islâm dininin bir özelligini hatirlatmakta yarar vardir, islâm dini son büyük dindir. Kuran-i Kerim bütünü ile günümüze intikal eden tek kutsal kitaptir.
Diger dinlerin kutsal kitaplarinin günümüze intikal edebilen kopyalarinin bütünlügü üzerinde tartismalar vardir.
islâm dini disindaki dinlerin de “devlet isine karistigi” dönemler olmus, birçok ülke bu tecrübeyi yasamistir. Fakat artik bu tecrübe dönemleri geride kalmis, sanayijesme, “kapitalistlesme” süreci içinde din ile dünya isleri, din ile devlet isleri tamamen ayrilmistir.
Bu ayrilma ‘dinsizlik”, “dine saygisizlik” anlamina gelmez.
Tersim: din ile dünya islerini, devlet islerini ayiran ülkelerde yasayanlar, farkli dini inançlara sahip olsalar da, kisisel inançlarini güçlü sekilde sürdürmektedirler.
Din Tekbasina Milleti Birarada Tutabilir mi?
25 Ocak 1989 tarihinde Milliyet Gazetesi’nde Melih Asik’in kösesinde ye-ralan soruyu tekrarlayalim:
“- Islâmiyet tek basina birlik saglasaydi, bunca sayidaki Islâm ülkesi Osmanli’dan kopar, önce bize karsi sonra kendi aralarinda dövüsürmü idi?”
Prof. Dr. Emre Kongar sorumuz üzerine “milleti birarada tutan iki ana unsur”u anlatti. Bu anlatima göre iki ana unsur:
(1) Ortak genel kültür ögeleri ile
(2) Kisisel vatandaslik iradesidir.
Çagdas ulusta, çagdas milletlerin olusmasinda “kisisel irade” ön plana çikmistir.
– Kökü rengi . dili, dini, ne olursa olsun eyer bir kisi “ben Türkiye Cumhuriyeti vatandasiyim” bilincine sahip ise, hür iradesi ile bunu kabul ediyor, içine sindiriyor ise, çagdas ulus olusuyor demektir Bu tip kisilerden olusan milleti kimse bölemez…
(iste ABD ortada… Dünyanin dört kösesinden hirsizi, köksüzü, asili, kölesi, arabi, sarisi biraraya geliyor… “Ben ABD vatandasiyim” diyor. Ülkeye sahip çikiyor. “Kimse onlara senin dinin ne, senin mezhebin ne, sen hangi kiliseye, hangi camiye gidiyorsun?” diye sormuyor…)
– Ortak genel kültür ögeleri denen seyler ise din, dil, irk, tarih, cografya…
Din ortak kültüre katkida bulundugu ölçüde önem tasiyor. Gerçegi Bilelim
“Hem o olsun, hem bu olsun…” diye birsey olamaz. Türkiye’de dini ya devlet islerine, dünya islerine sokacagiz, ya da Atatürk’ün belirledigi çizgileri koruyup, din ile devlet ve dünya islerini ayiracagiz. Vatandaslara inançlarinda tam bir serbesti saglayacagiz dinlerine saygi göstermelerini saglayacagiz. Fakat kisisel inançlarin evden, ibadethaneden disari tasip, degisik biçimlerde kurumlasarak ülkenin hayatini etkiler hale gelmesine göz yummayacagiz.
“Canim biz Müslüman bir ülkeyiz. Devlet ve özellikle hükümet islâm’in sartlarini tabii ki dikkate alacaktir…” seklinde bir secim sözkonusu ise o zaman “laiklikten falan sözetmeye gerek yoktur” Devletin Kuran esaslarina göre yönetilmesi, hukuki ve sosyal yapinin Kuran esaslarina göre yeniden düzenlenmesi gerekir.
Yolumuzun herhangi oldugunu açiklikla bilelim ki, “Ala Turka” yalpalamaktan kurtulalim.
Bir Hatirlatma
Osmanlilarda ve daha sonra Osmanli imparatorlugu’ndan ayrilan ülkelerde, “dinin egemen oldugu dönemlerde” din tarihten gelen ayriliklari büyütmüstür.
Din “dünyevi” olup, herseye hâkim hale gelince, bölücü olmustur.
Alevi, sünni çekismeleri, mezhepler, seyhler onarilmaz ayriliklar meydana getirmistir.
Bupün Türkiye’de Allaha Sükür her Müslüman inancinda, ibadetinde serbesttir.
Dine nasil devlet müdahale etmiyor ise, dinin de devlete müdahalesinin önlenmesi sarttir. Din devlete müdahalenin sinirlarini kademe kademe genisletir ise, dinin “totaliter” baskisi giderek artar. Din her alani, “öbür dünya adina, öbür dünya için” düzenlemeye ve denetlemeye baslar.
Ben “Elhamdülillah Müslüman’im”. Çocugumun iyi bir Müslüman olarak yetismesi için elimden geleni yapiyorum. Ama, çocugumun çagdaslari ile ayni düzeyde yasam kosullarina sahip olmasini, diger ülkelerin çocuklariyla benzer sartlarda daha iyi bir ülke için kosmasini bekliyorum. Zaten yerinde saymis bir ülkenin insanlarinin öbür dünya hazirligi endisesiyle, çagdaslasma arayisindan vazgeçmelerini istemiyorum.

 

Sende yorum yap