Derdini anlatan var anlatamayan var

, , Sende yorum yap

Dünya ekonomisi çalkalaniyor. Bu çalkanti su veya bu sekilde, az veya çok Türkiye’yi de etkiliyor. Etkileyecek.
Dünya krizine Türkiye 3 özel rüzgârin etkisinde iken yakalandi. 3 özel rüzgâr sunlar:
1) Istikrar tedbiri, enflasyonu ve faizleri asagiya çekme rüzgâri.
2) Erken seçim rüzgâri.
3) Vergi reformu rüzgâri.
Bu üç rüzgâr zaten ekonomiyi serseme çevirmis iken, disaridan esen “kriz firtinasi” ekonomiyi tabii ki üsütecekti…
Bu durumda ne yapilabilir? Disaridaki krize müdahale imkâni olmadigina ve de erken seçimden vazgeçilemeyecegine göre geride kaliyor iki etken (1) istikrar tedbirleri uygulamasi ve (2) verfi reformu ile oynamak.
Istikrar tedbirleri uygulamasindan ve yeni vergi düzenlemesinden etkilenen kesimler ve de uygulamalar sonucu etkilenecegini umanlar pozisyon almaya basladi.
Pozisyon almak, uygulamada degisiklik istegiyle ortaya çikmak, yakinmak seklinde ortaya çiktigin-da kamuoyunda yanki görüyor.
Fakat baski grubu olusturamamis veya sesini çikarma gücü olmayanlarin durumu ile kimse ilgilenmiyor.
Olaganüstü durumlarda olaganüstü politikalara gerek var. Olaganüstü durumlarda kamu sorumlularinin ekonomide olan biteni bir bütünlük içinde takip ederek uygulanacak politikalari belirlemeleri gerekiyor.
Kamu kesimi izleme ve degerleme isini yapmayinca, örgütlü ve güçlü kesimler sorunlarini dile getirip, sorunlarina çözüm arayisina giriyor. Kamu sorumlulari belli ölçüde de olsa dile getirilen sorunlara çözüm ariyor.
Fakat unutulan bir sey var. Ülkenin tamami, ekonominin tamami seslerini çikaran gruplardan iba-ret degil. Sessiz çogunlugun durumu da önemli.
Sessiz çogunluk basinin da ilgisi disinda kalinca ülke ekonomisinde agirligi olanlarin sorunlari duyulmuyor. Bu sorunlara çözüm getirilmesi imkâni ortadan kalkiyor.

 

Sende yorum yap