Demirel’den “4. Murat” uyarısı

, , Sende yorum yap

Cumhurbaskani Demirel, “Hazine’nin SOS verdigini belirterek, ekonominin durumunu Osmanli’nin son günlerindeki durumuna benzetmis.”
4. Murat’in Hazine’de maas ödeyecek para olmadigini görünce Enderun’u toplayip, “Sefer yok, ganimet yok. Ecdattan gelen vakfi da bitirdiniz. Size deryadan mi alip vereyim?” dedigini hatirlatan Demirel, bankerlere borçlanan Osmanli’nin sonunda moratoryum ilan ettigini vurgulamis.
Sayin Demirel’in bu açiklamalari piyasada konsolidasyon ve moratoryum tartismalarini baslatti.
Dis piyasalar, iç piyasalar tedirgin oldu. Içeride faizler yükseldi. Dün her ne kadar Basbakan Sayin Ecevit’in açiklamasi “konsolidasyori”dan korkanlara bir cevap niteliginde ise de dis ve iç çevrelerde tedirginlik sürüyor.
Koskoca Cumhurbaskani bunlari neden söyledi? seklinde sorular tekrarlanip duruyor.
Öyle ya… Sayin Demirel, bugüne kadar felaket tellalligi yapmamakta israrli, iyimser ve çözümcü yaklasimlarla taninmis bir politikaci iken, nerden ne degisti?
Kimden ne isareti aldi? Kimden ne hazirligini duydu?
Ortada bir gerçek var. Türkiye iç borçta kon-soliasyona gidemez. Moratoryum düsünülemez. Bunlar Türk ekonomisinin sonu olur. Türkiye uzun süre belini dogrultamaz.
Ikibinli yillara girerken Türkiye kendi eli ile kendini ipe çekemez. Zaten piyasalar tedirgin, zaten ülke riski nedeniyle faizler yüksek, zaten insanlar para yönetiminde kuskulu… Sayin Demirel hepsinin üzerine tüy dikti.
Sayin Demirel’in konusmasinin faturasini bu ekonomi epey pahali sekilde ödeyecek.
Sükrü Saraçoglu’ndan bir hikaye
Prof. Dr. Memduh Yasa hocamdan dinledigim bir hikayeyi nakledecegim. Yil 1933. Türkiye Lozan Anlasmasi’nda üstlendigi yükümlülükleri yerine getiremiyor. Dis borç ödemeleri aksamis durumda. Türkiye’nin istegi üzerine nisan ayinda Paris’te borçlularla bir toplanti yapilmasi, borç ödeme planinin tekrar gözden geçirilmesi, bir anlamda konsolidasyon gündemde.
Paris’teki toplantiya gitmeden önce Maliye Bakani Sükrü Saraçoglu Istanbul’da Pera Palas Oteli’nde yerli ve yabanci gazetecilerle bir toplanti yapiyor. Toplantida anlattigi bir hikaye ertesi gün yerli ve yabanci basinda yer aliyor.
Sükrü Saraçoglu’nun anlattigi hikaye sudur:
Ahmet Efendi, komsusu Mison’dan borç almis. Borcun günü gelmis. Ahmet Efendi’nin ödeme gücü yok. Durumu perisan. Aksam yataga yatmis. Bir türlü uyuyamiyor. Dönüyor, duruyor. Karisi “nedir bu durumun?” diye onu azarlamis. Ahmet Efendi, “Sabah olacak, Mison’un borcunu ödeyemeyecegim. Onun için huzursuzum” deyince, karisi kosmus, pencereyi açmis. “Ra-sel, Rasel…” diyerek komsunun ‘karisina bagirmis…Rasel heyecanla pencereyi açinca “-Benim kocamin senin kocana borcu var. Borcunu ödeyemeyecek” deyip yatagina dönmüs, Sonra kocasina kocasina “-Hadi sen simdi rahat uyu… Bundan sonra Rasel’in kocasi Mison efendi yataginda debelenip dursun… deyip uyumus…
Sükrü Saraçoglu Paris’e gitmis. 22 Nisan 1933 tarihinde “Türkiye Cumhuriyeti ile Osmanli Duyun-i Umumiyesi hamilleri arasinda Paris Anlasmasi” imzalanmis.
Yabancilar Türkiye’nin borçlarinin bir bölümünden vazgeçmis. Memduh Hoca diyor ki, “Sükrü Saraçoglu’nun gazeteciler araciligiyla verdigi mesaj belki yabancilarin alacaklarinin bir bölümünden vazgeçmelerine yardimci oldu ama o gün Türkiye’nin tekrar borçlanmaya niyeti yoktu… Olsa idi bu hikaye ile Türkiye’ye kimse yeniden borç para vermezdi.”

 

Sende yorum yap