“david”in adamları

, , Sende yorum yap

Gazetedeki adresime gelen zarftan 3 brosür çikti: “david PEOPLE”, “aprido swimwear” ve “aprido es-sentials”
Brosürler çok güzel. Herhalde ithal giyim esyalarinin brosürü diye inceledim. Sonra dikkatimi çekti “Güzel Sanatlar” hazirlamis.
“david PEOPLE” brosürünün arka kapaginda, sirketin genel merkezinin Bostanci’da oldugu belirtilmis.
Anladigim kadari ile bu brosürün amaci “dp Store” ismi ile magaza açip “david PEOPLE” ürünleri satacaklara davetiye çikarmak… Çünkü son bölümde bu tip magazalarin nasil is yapacagi, nasil cazip olacagi vurgulaniyor.
Ilgilenirseniz kapagin arkasindaki telefon ve faks numaralarina basvuracaksiniz… (Herhalde!..)
Ben saf ve bakir bir Anadolu çocuguyum ya…
“- Helal olsun… Bu isi yapanlar kimler ise tebrik edeyim… Firmalari hakkinda okuyucularima bilgi vereyim… Bati çizgisinde üretim yapanlari yüreklendireyim” diye sabah sabah yola çiktim…
Önce 416 68 26 numarali telefondaki sekreter hanim beni sorguya çekti. Kim oldugumu, neden aradigimi anlattim. Benden hoslanmadi. Dogan Kumasçilik firmasini arayiniz diye beni basindan savdi. 641 53 40’dan Burhan veya Sabri Dogan beyleri aradim. Burhan Bey benimle konustu… Tebrik etmek için aragidimi, brosürleri çok begendigimi anlatmaya çalistim… Herhalde benim ucuz mayo almak istedigimi sandi… “- Bu konularla Kemal Noyan ve Cihat Sedef ilgilenir, onlari arayin…” dedi.
Ben illa da firmanin hikayesini yazmak pesindeyim ya… Sabri Dogan’in verdigi telefonu arayip, Kemal ve Cihat beylerle görüsüp görüsemeyecegimi sordum. Santral beni bir baska hanima havale etti. Hanim kim oldugumu, ne konusacagimi, neden konusacagimi sordu.
Sonra birden fark etti: “- Aaaaaaa… Siz sabah arayan adamsiniz!… Gene neden aradiniz?…” “- Özür dilerim… Sabri Bey benim bu numarayi ve kisileri aramami söylemisti…” diyecek oldum… Çok sinirlendi. “- Anladim anladim. Siz mayo yazisi yazacaksiniz… Telefonunuzu verin. Mayo sefi sizi arar… Kemal Bey ile Cihat Bey her arayan ile konusacak mi saniyorsunuz…” diye sesini yükseltmeye basladi… Baktim ki hanim kizimizi üzüyorum… Özür dilemeye basladim… “- N’ooolur sinirlenmeyin… N’oooluurr üzülmeyin… Ben vazgeçtim…. Hiçbir talebim yok… Bir daha sizi telefonla rahatsiz etmem…”
Söyledim ya… Saf ve bakir Anadolu çocuguyum diye… Seytan beni dürtüyor… Türkiye Giyim Sanayicileri Dernegi’ni telefonla aradim. Sekreterya’ya aprido ve david PEOPLE isimli rnarkalarla üretim yapan firma hakkinda bilgi sahibi olma çabami hikaye ettim. Kiminle konusabilecegimi sordum. Sabri Dogan Bey’in ismini verdiler… Herseye sil bastan tekrar baslama gücünü kendimde bulamadim… Pess ettim…
Ve de böylece büyük bir hayat dersi almis oldum… Giysi tasariminda, yapiminda, brosür hazirlamada, baskisinda Avrupa çizgisine ulasmak, giysileri yabanci isimle pazarlamak zor da olsa basarilabiliyor… Maddede Bati çizgisine ulasabiliyorsunuz… Ama insan iliskilerinde, birakiniz Bati çizgisini, normal bir çizgide kalabilmek bile mümkün olamiyor. Çünkü insan iliskisi bir temel egitimi, görgüyü, olgunlugu gerektiriyor…
Sakip Sabanci’nin güzel bir sözü vardir. “- Agam, üretmek önemli degil, satmak önemli… En güzel mali, en degerli fikri üretmissin, kimsenin haberi yok… Veya kimse onlan almiyor… Ne ise yarar?” der.
Umarim “aprido” ve “david PEOPLE” markasi ile pa-zarlanan ürünler çok satar. Ihracatta da basarili olur…
(Herseye ragmen bir soru kafami kemiriyor: Ben Istanbul’da “david’in adamlan”na ulasmada bu kadar çabaya ragmen basarili olamadim. Acaba mal almak, magaza açmak, ihracat için basvuranlar nasil ulasabiliyor dersiniz?)

 

Sende yorum yap