“Büyük Türk büyükleri”nin “sofra sohbeti”

, , Sende yorum yap

Yazilarini hergün ilgi ile okudugum, olaylari izleme yetenegine hayran oldugum, dostum Yavuz Donat geçen cumartesi kösesinde sunlari yaziyordu:
Yargitay Baskani Müfit Utku “konu kapandi” dedi:
– Yarginin yapabilecegi hiçbir sey yoktur. Tanju gelecek, teslim olacak, cezasini çekecek.
Tanju konusu durup dururken açilmadi.
Sümer Oral, Lütfullah Kayalar, Kemal Baytas, Rahmi Turan, Yüksel Bayar, Hayri Yazici ve birkaç arkadas daha, Fenerbahçe’nin eski baskanlarindan Ali Sen’in Bodrum’daki evinde, aksam yemegindeydi.
Müfit Utku da vardi.
Ali Sen bir ara “Üsküp’ten Tanju aradi” dedi:
– Kendisine haksizlik yapildigini söyledi. Bana “ne yapayim” diye sordu. Eten de dönmesini, teslim olmasini söyledim.
Yargitay Baskani Utku, Tanju konusunu en iyi bilen birkaç kisiden biri.
Zira Tanju’nun dosyasi Yargitay’da 7. Ceza Daire-si’ne gelmisti.
Ve o dönemde Müfit Utku, 7. Ceza Dairesi’nin baskaniydi.
Dosya üzerinde bizzat çalismisti.
“Yatacak” dedi:
– Yargida konu bitti. Kesinlikle bitti. 1918 sayili Kaçakçiligin Men ve Takibi Yasasi’nin 27. maddesi uyannca Tanju mahkum edildi. Hatta cezada yüzde 50’de indirim uygulandi. Mahalli mahkemenin karan yerindeydi. Yargitay da bu karan onayladi. Yapilacak bir sey yok.
Cumhurbaskani Demirel’Ie “Tanju konusunu” konusmustuk.,
Yemek masasinda bundan bahsettik.
Müfit Bey “Sayin Cumhurbaskani ne dediler” diye sordu.
Anlattik.
Süleyman Bey, cebindeki anayasadan bir madde okumustu. Ve “yetkim yok” demisti:
– Cumhurbaskaninin af yetkisi yasada bazi kosullara baglanmistir. Yasli olacak. Veya hasta olacak. Bu konuda raporu bulunacak. Adalet Bakanligi , Cumhurbaskanliginin af yetkisini kullanmasi talebinde bulunacak. Ben hukuk disi bir sey yapamam. Yasalar bana Tanju’nun cezasini affetmek yetkisini tanimiyor. Yasada bulunmayan bir yetkiyi kimse kullanamaz.
Müfit Utku “dogru” dedi:
-Sayin Cumhurbaskani bu konuda fevkalade isabetli bir tavir sergilediler. Tanju’nun cezasini sadece Türkiye BUyük Millet Meclisi kaldirabilir. Onun disinda kimsenin elinden bir sey gelmez.
Masadakilere baktik.
Özellikle de DYP’nin ve ANAP’in genel baskan yardimcilarina.
Sümer Oral ile Lütfullah Kayalar ‘a.
Ikisi de “kanun teklifi hazirlayalim, Tanju’yu hemen kurtaralim” gibi bir havada degillerdi.
AyRIca masadakiler de “Sayin milletvekilleri, Tanju için af kanunu çikarin” gibi bir istekte bulunmuyorlardi.
Zira Müfit Utku, Tanju’nun hayli kalin dosyasindan ve kara kapli kitaptan uzun uzun bahsetmisti.
Tanju’nun suçu sabitti ve cezasi da kara kapli kitapta yaziliydi.
***
Geçen yaz yine Bodrum’da, .Yargitay Baskani Müfit Utku ile bulusmus ve “geciken adaletten” bahsetmistik.
Utku bazi hazirliklarini anlatmisti. Ve “göreceksin” demisti:
-Yargitay bir yil içinde çok daha hizli isler hale gelecek.
Önceki aksam “bir yil geçti” diye takildik. Müfit Bey “söylediklerim gerçeklesti” dedi:
Yavuz Donat’in yazisinda verdigi isimlerin hepsi büyük Türk büyügü. Bakiniz bir aksam yemeginde kimler hangi müesseseleri baglayici konusmalar yapabiliyor, görüs bildiriyor.
– Yargitay baskani bir kaçakçilik davasi ile ilgili olarak, Türk adalet sistemini baglayici konusmalar yapiyor.
– TBMM’nde kanun teklifi hazirlayip, bu teklifin kanunlasmasini saglama gücüne sahip iki politikaci, iki büyük siyasi partinin genel baskan yardimcilari partilerini, partilerindeki milletvekillerini ve TBMM’ni baglayici görüsler ortaya koyuyor.
– Sayin Cumhurbaskaninin davranistan ögrenilip, bu davranislara uygun politikalar gelistiriliyor.
***
Sayin okuyucularim…Bir sofraya tesadüfen katilan dostum Yavuz Donat ve diger gazeteci dostlarimiz sayesinde bir “sofra”da ve “bir gün” olup bitenleri ögreniyoruz,..
Demek ki, böyle nice sofrada, nice gün, nice büyük Türk büyügü benzeri biçimde görüsler olusturuyor. Kisilerin, ülkenin kaderini etkileyecek kararlar aliyor.
***
Gene cumartesi günü dostum Hasan Pulur kösesinde ayni konuda, (Türkiye’nin en önemli konusu olan Tanju hakkinda) bazi seyler yazmisti.
Hasan Pulur’un yazisinin bas kismini size aynen aktarmak istiyorum:
“12 Mart’in askeri savcisi Baki Tug yine tarih sahnesinde ve yine tarihe geçecek…
“Yine tarihe geçecek” dedik, çünkü kendisi 20 yil önce sikiyönetim mahkemesi savcisi iken, anayasa profesörü Mümtaz Soysal’i mahkum ettirmek için, üstün gayret göstermis ve bu sayede de tarihin münasip bir sayfasinda “mümtaz” bir yer isgal etmistir.
Sayin Baki Tug, o zaman yüzbasiydi, simdi ise DYP milletvekili…
***
O zaman bir bîlim adamini mahkum ettirmek için ugrasiyordu, simdi ise otomobil kaçakçiligindan mahkum futbolcuyu, Meclis’ten kanun çikartarak affettirmeye çalisiyor.
Gerekçesi de fevkalade, kendileri insanlan ayirmazmis ama “Tanju’nun da bazi ayricaliklari” varmis… (Milliyet 74.8.1994)
Neymis bu ayricaliklar?
Afedersiniz, Tanju gol attigi için mi mahkum olmustur, ya da otomobil kaçakçiligi yaptigi için mi?
Oysa, Anayasa Profesörü Mümtaz Soysal, anayasa kitabi yazdigi için, Baki Tug’un üstün gayretleriyle önce 6 yila mahkum olmus, sonra beraat etmistir.
***
Bir bilim adamini mahkum ettirmek için, elinden gelen gayreti göstermekten kaçinmayan Baki Tug, simdi ise, kaçakçiliktan mahkum futbolcuyu affettirmek, için, Meclis’ten özel kanun çikarmanin pesindedir.
“Tanju’nun hapse atilmasi, kimseye yarar saglamaz” diye, bir de fetva vermis…
Ya “Mümtaz Hoca”yi hapse attirmak kime yarar saglayacakti, söyler misiniz?
Kanun, sadece Tanju için çikanlmayacakrnis…
Ya kimin için .kimler için çikarilacak?
Ayni suçtan mahkum olanlar da, kanundan yararlanacaklarmis!.!
Evet, çok sükür, Türkiye, henüz “nama muharrer” kanun çikarilacak bir devlet haline gelmedi…
Elbette Tanju için çikarilan kanundan, yargilananlarla, mahkum olup içeride yatanlar da yararlanacak…
Demek bu memlekette, insanlarin mahkum olmalan ve olmuslarsa da paçalarini kurtarmalari, Tanju gibi birinin mahkumiyetine bagli…
Helal olsun, böyle hukuk ve adalet anlayisina!”
***
Hasan Pulur bunlari yaziyor ama, o da biliyor ki, “evet bu memlekette bazi mahkumlarin paçayi kurtar-malari, Bülent hanimefendi, Tanju beyefendi gibi birilerinin mahkumiyetine bagli…”
Hasan Pulur 23 Temmuz 1994 tarihinde Bülent
Hanimefendi’nin paçayi kurtarmasi için “bir gecede nasil kanun çikarildigini anlatiyordu. Yazinin ilginç bölümünü okuyalim:
“Hürriyet Gazetesi’nde Ahmet Çelik’in erkek iken kadin olan sarkici Bülent Ersoy’la yaptigi bir söylesi vardi… Kendisine sahne yasagi koyan “12 Eylül yöneti-mi”nin basi için “Ben Kenan Evren’i asla affetmeyecegim!” diyor ve “Özal Ailesi, bana Allah-i Ta-ala’nin elçi buldugu bir ailedir” diye ekliyordu.
Ersoy’un, Özal Ailesi’ne duydugu bu minnet ve sükran duygularinin sebebi neydi?
Ilk akla gelen, Özal’lann ona konulan yasagi kaldirmis olmalariydi…
Hayir sadece o degil!
Ya nemis?
Simdi okuyacaksiniz:
“1990 yiliydi. Hukuksal açidan bir problemim vardi. Izmir’de bir olay olmustu. Fuar zamani iki kat tutmustum. Kordon’da…Daha önce o evde oturan kisinin bazi sorunlari varmis. Hakimler ve çevresindeki kisiler gelmisler. Asagidaki hizmetkârlarim geldiler ve böyle, birileri geldi, dediler. O zamanlar büyük bir is yapiyorum. Bütün gözler benim okudugum gazinodaydi. Bazi tehdit telefonlari geliyordu. Içeri girmek istediler. Meger haciz için gelmisler. Burasi benim kiraladigim yer, dedim. Münakasa oldu. Bununla ilgili bir hakaret davasi açildi. Hakim oldugunu bilmiyorum tabii, heyecanliyim. O anda bir münakasa olmustu. Bu olay karara baglaninca bir sene iki aylik bir ceza verildigi vakit, atik Bülenl Ersoy’u önce Allah kurtarir ondan sonra Evren kurtarir, dediler.
– Peki nasil kurtuldunuz?
Eee, Kenan Evren kurtarmadi tabii. Allah-i Ta-ala muhakkak ki bana yardim eder. Kurban olayim keremine, Yarabbim Yaresüllallah her zaman oldugu gibi bana yardim etti. Ama Kenan Evren tabii ki asla! Benim düstügümü görse bir tekme de o atardi. Her neyse…Aldigim her nefeste kendisine duaci oldugum, bana bir evlat gibi hami olan ve bugünkü durumda Allah-i Ta-ala’nin kendilerini vazifelendirdigi, elçi kildigi o insanlar, yani Özal Ailesi oldu. Sahne yasagini kaldirdiktan gibi, o olayda da bir gece içerisinde Bakanlar Kurulu toplandi ve bir kereye mahsus olmak üzere iki seneye kadar cezasi olan suçlularin suçlan paraya çevrildi. Kanun çikartildi. Benim cezam kalkti.”
Simdi söyleyin, yine mi devlet kabahatli?
Devleti bu hale düsüren kimler?
Hakime hakaretten mahkum olan birini kurtarmak için, bir gecede Bakanlar Kurulu toplaniyor, tasan hazirlaniyor. Meclis’e gönderiyor, kanun çikariliyor, iki satir yazi yazan bilim adamlari, yirmiser ay içeri atiliyor…
Kim bunlan yapan?
Siyasi iktidar….
Kanunu çikariyor, devletin eline veriyor.
“Al bunu uygula!”
Fakat ne hikmetse, birtakim “numaracilar”a göre Bülent Ersoy’u bir gecede affedenler “sivil toplumcu” bilim adamlanni içeri atanlar da “kutsal devletçi”
Oysa ikisinin de altindaki imzalar ayni.
* * *
Kutsal devlet dedikleri bu mu?
Zavalli devlettir bu, zavalli devlettir.
Zavalli hale düsürülen devlet…
Kim bu memlekette, “Allah bu devlet” diye agzini açaeaksa, önce aynanin karsisina geçip, yüzüne bakmalidir…
Aynada gördügü, onun yerden yere çaktigi devlettir.”
***
Iste bunun için, ben diyorum ki, bosuna vakit geçirmeye gerek yok…Nasil olsa bir formül bulunup Tanju Bey, de af f edilecek…
“Neden?” diye sormayiniz…Burasi Türkiye Abicim.

 

Sende yorum yap