“Bravo kapitano”

, , Sende yorum yap

ESKILER bir Italyan hikayesi anlatirlardi. Birinci veya Ikinci Dünya Savasinda düsmanlar tarafindan sarilmis ve kurtulmus sansi kalmamis bir italyan mangasini kurtarmak isteyen kumandanin hikayesi. Ümidini yitirmis askerleri etrafina toplayan kumandan, onlara oturmanin ecele mani olamayacagini, düsman çemberini yararak kurtulunabilecegini anlatmis. Bu yolda bazilarinin hayatini kaybedebilecegini, fakat hiçbirsey yapmadan beklemenin toptan kaybetmek anlamina geldigini söylemis. Kumandan olarak hepsinin önünde dögüsecegini, yapacaklari tek seyin, onu takip edip, hep beraber çemberi yarmak oldugunu izah etmis. Askerleri sipere dizmis. Kendi siperden firlayinca, hepsinin birlikte arkasindan gelmelerini tembihlemis. Söylediklerinin anlasildigi inanciyla siperden firlamis. Bakmis arkasinda kimse yok… Siperdekiler merakla onun vurulmasini bekliyorlar… Ve de alkis tutuyorlar: “Bravo Kapitano…” diyerek. Hikayeyi anlatanlar önce kumandanin vuruldugunu, sonra da onunla birlikte savasma cesaretini gösteremeyen tüm askerlerin bu tek kurtulus sansini yitirdiklerini anlatirlardi…
DOGRU veya yanlis Özal bir strateji saptamistir. Bu strateji içinde ekonomiyi düze çikaracagini iddia etmektedir. Su anda kumandan O’dur. O’nun stratejisi disinda yollari deneme imkani bulunmamaktadir. Artik siperden firlamistir. Tek seçenek, en az kayipla basariya ulasmaktir. Basarisizlik Özal’-in kaybidir. Ama sadece ÖzaPin degil, “Bravo Kapitano” diyerek, hiçbir gayret göstermeden onu alkislayanlarin da kaybidir.
:AM siper yatip, kumandanin ne yapacagini seyredenlerin klasik degerlendirmesi “Özal çok büyük bir ise girismistir. Muvaffak oldugu takdirde memleket büyük fayda görecek ve kisa zamanda kalkinacaktir. Olamadigi takdirde ise milletçe büyük zarar görecegiz…” seklindedir. Özal kendinin en iyi kumandan oldugu iddiasindadir. Fakat tek basina bir ordu oldugunu hiçbir zaman iddia etmemistir. Basarili olmasi için askerlerinin kendisini desteklemesi gerekir. Özal’in askerleri, üretimi yapacak olanlardir, ihracati yapacak olanlardir. Üretimi yapacak olanlar, ihracati yapacak olanlar ise simdilik sadece “kumandani alkislamakla” yetinmektedir. Kendi aralarinda ise, acaba basarili olabilir mi, basarili olmasi imkansiz, basarili olamazsa hepimizin sonu olur, gibi tartismalari sürdürmek tedir.
EKONOMI için degisik modeller, Türkiye’nin kalkinma stratejisi için degisik seçenekler vardir. Fakat is âlemi için su anda tek seçenek ÖzaPin basarili olmasini saglamaktir. Çünkü Özal basarisiz olursa, bundan bütün memleket ve fakat öncelikle is âlemi zarar görecektir. Bunun için is âlemine düsen sorumluluk, ilgisiz kalmak veya sadece alkis tutmak yerine, yanlislari, hatali kararlan açiklikla belirtmek, dogruluguna inanilan politikalarin basariya ulasmasi yolunda ise gayret sar-fetmektedir.
Döviz gelirini artirici hiçbir gayrette bulunmadan, bu sistemin sadece döviz kolayliklarini istismar etmenin uzun sürede sistemin yikilmasina neden olacagi, eskisinden daha siki döviz sinirlamalarini getirecegi unutulmamalidir.
ÖZAL, “hür tesebbüs, serbest piyasa ekonomisi”, konusunda yillardir savas verenlerin, “bürokrasiden, kambiyo mevzuatindan” yakinanlarin son firsatidir. Ne ilginçtir ki, ÖzaPin yaptiklarini tereddütle izleyen ve basirili olmasi için beklenen gayreti göstermeyenler de ayni çevrelerdir.

 

Sende yorum yap