“Branche”

, , Sende yorum yap

Osman Mardin, Suna ve Prof..Dr.Serif Mardin’in oglu. Yüksek tahsilini Amerika ve ingiltere’de ünlü okullarda yapti. Bugün dünyanin her kösesinde kendi yasitlariyla mesleki alanda yarisabilecek nitelikleri ile önde kosma sansi olan Türk gençlerinden biri.
Bir süre Londra’da çalismisti. Simdi Paris’te ünlü “Maison Lazard et Cie.” firmasinda çalisiyor. Uluslararasi sirket evlilikleri konusunda uzman.
Geçen cuma sabahi dükkânlarin açilma saatinden önce karimla Paris’te Rue du Faubourg St.Honore’de yürüyüp, vitrin seyrediyoruz. Fransa’da Baskan Mitter-rand’in çalisma merkezi ünlü Elysees Sarayi da bu yolun üzerinde. Sarayin kapisindan geçtik… Karsidan uzun boylu bir genç geliyor. Basinda sapka, uzun bir atkiyi boynuna dolamis, atkinin uçlari gene de yere sürünecek gibi… Pardesüsü kolunda. Üzerinde “executiye” bir takim elbise. Elinde bir küçük kesekâgidi. Bize yaklasinca kollarini açti… Baktik ki, Osman Mardin…
—”Ise gidiyorum… Surada size bir kahve ismarlamadan birakmam…” diyor…
Elysees Sarayi’nin kapisinin biraz ilerisinde ayni sirada, bir kapidan, bizi önce bir avluya, sonra bir binaya soktu…
Burasi bir spor kulübü imis… Birinci Dünya Savasi siralarinda, Paris’teki yabanci diplomatlar ve isadamlari kurmus… Hâlâ yasiyor… Hem de nasil yasiyor?..
Adi “Cerele de L’union Interalliee” (33, Faubourg St.Honore). Seçkinlerin üye oldugu bu kulübün genç Türk üyesi, bizi kahve kismina götürdü…
Binanin içinde çok büyük bir kapali yüzme havuzu var. Sguash salonlari var. Kahve salonu tam ortada… Bir yanda yüzme havuzu, öte yanda Sguash salonlari… Cam arkasindaki alanlar günes isini benzeri aydinlatildigindan ve de salun çiçeklerle dolu oldugundan, insan kendini bahçede, günes altinda saniyor.
Ne kadar kaliteli, zengin bir kulüp… Anlatamam… Örtüler en iyi kalite keten, çatal biçak beyaz metal, güzel hanim kizlar servis yapiyor… Sabahin erken saati olmasina ragmen üyeler geliyor, yüzüp, spor yapip, islerine gidiyor. Kahve içiyor… FRANSIZ EKONOMISI NASIL AYAKTA DURUYOR?..
Osman Mardin’e Fransiz ekonomisindeki canliligin, dinamizmin kaynagini sordum… Öyle ya… Hani bu Fransa batiyordu? Otomotiv sanayii kötü… Büyük devlet isletmeleri kötü… Demir-çelik sanayii kötü… Elektronik sanayiinde is yok… Dünya üzerinde bilinen söyle kanli-canli Fransiz firmasi yok…
Ama su anda Fransa, jngiltere’den ABD’den daha canli bir yasam içinde, insanlar bu parayi nereden buluyor.
Osman Mardin sunlari anlatiyor: Fransa’da ekonomiyi küçük ve orta isletmeler canli tutuyor. Bunlar belli konularda dünyada pazar paylari büyük isletmeler. Örnegin bir Fransiz firmasi dünya denizalti pompasi pazarinin yüzde seksenini kontrol ediyor. Bir baskasi elektronik sanayiinin özelligi olan bir dalinin yarisini kontrolünde bulunduruyor… Bunlar aile isletmesi olduklarindan ortaya çikmayan gruplar. Fransa’nin bir özelji-gi var. Fransiz firmalarinin toplam pazar degerlerinin yüzde yirmisi borsada islem görüyor. Halbuki ingiltere’de bu oran yüzde yetmisin üzerinde… Herkes borsaya giren bu Ingiliz firmalarini izleyebiliyor. Halbuki Fransa’da bu imkân yok… Son yillarda Türkiye’ye çok sayida Fransiz firmasi yabanci sermaye yatirimi yapti… Bu Türk kamuoyunun dikkatinden kaçiyor. Çünkü
bu firmalarin çogu isimleri Türkiye’de duyulmamis, fakat güçlü firmalar… ‘
Kahvemizi içtik. Osman Mardin ile vedalastik. O isine gitti. Biz Hermes Magazasi’nin önünden yola devam ettik.
HERMES’DEKl ÜZENGI TAKIMLARI
Hermes ismi, simdi bir moda kurulusu olarak biliniyor. Halbuki Hermes, yillar önce sadece atlar için eger ve üzengi, arabalar için çekim takimlari yaparmis.
Osmanli sarayinda, padisahlar için at ve çekim takimlari o zamanlar Hermes’ten gelirmis.
Hermes’in Faubourg St.Honorâ üzerindeki magazasinin arka bölümünde uzak bir odada, Osmanli padisahlari ve saray için yüzyillar önce yapilmis takimlarin birer örnegi sergilenir. Benim Paris’e yolum düstükçe gider, bunlari seyrederim. Bizim Paris büyükelçimiz, kültür atasemiz veya Türkiye’deki yetkililer, hiç olmazsa Istanbul Saraylari Danismani Prof. Dr. Metin Sözen bir himmet buyursa da, yüzyillar önce padisahlar ve saray için yapilmis takimlarin metal kisimlarinin kopyalari çikartilip, benzerleri üretilse…
Bugün, yüzyillar sonra Osmanli padisahlarinin ve sarayinin üstün zevkinin örnegi olarak zevkle seyredilebilecek seyler.. Ben bir kopyaya sahip olup, duvarima asmak isterim… Bu bana büyük zevk verir…
(Hermes marka esarplarin tanesi gene 950 frank, ama bizim paranin rezilligi nedeniyle Türk Lirasi karsiligi 1 milyon lira olmus…) BRANCHE
Fransa’da, Paris’te su anlarda çok kullanilan bir deyim “Branche” deyimi. Bu deyim, “Her olaydan haberi olan, her seyi takip eden, degisim ve gelisim ile iliskisini koparmayan, fisi pirizden çekmeyen, daima fisi pirize takili duran” insanlar için kullaniliyormus.
Brancheler Paris’te kulüplerini devamli degistiriyor… Aksesuarlarini devamli degistiriyor…
Simdi, “Branche”lerin ragbet ettikleri kulüpler “Club d ‘Etoil ve “Club Niel’s”. Biri Victor Hugo’da, öbürü AvenueNiel’de… ingiliz usulü, deri döseli, agir kulüpler. Frakli, elleri beyaz eldivenli garsonlar hizmet ediyor.
Bu tip yerlerin modasi genellikle bir yil sonra geçiyormus.
BIRKAÇ MODA AKSESUARIN FIYATI
Size biraz da “Branchâ” aksesuarlardan söz edeyim. Bunlarin Türk Lirasi ile Paris fiyatlarini vereyim ki, Türkiye’de birilerinde gördügünüzde fiyatini biliniz.
Rolex marka som altin saatler var ya… Bazi bürokratlarin ve politikacilarin veya zarif hanimlarin kolunda görürsünüz. Onlarin fiyati maalesef 70-80 milyon Törkis Lira olmus… Cartier’in çelik saatleri 5-6 milyon Törkis Lira dolayinda. Fakat Cartier’in Pasha markali saatinin derilisi 45 milyon, altin bileziklisi 90 milyon Törkis Lira… Cartier’in Pasha tipi veya Panther tipi dolmakalemleri 6-10 milyon Törkis Lira.
Su günlerde Montblanc, dolmakalem firmasi “Cre-ation Laliqueâ adi ile, ünlü kristal firmasina yaptirdigi üç parçali bir takim çikardi. Hokka, dolmakalem ve kurutmalik… Üçünün fiyati 16 milyon Törkis Lira. Sadece 4.810 takim yapilmis. Fransa’da sadece 500’ü satilacak. Siraya girip almak lazim…
DÜZELTME: Ben bir hata yapmisim. 6 Aralik 1991 Cuma günü yayinlanan yazimin basligi yanlis imis. Okuyucularimdan Sayin Oktay Hanhan beni uyardi. Paris Bit Pazan’nin Fransizca adi: Marchâ aux puces” imis. Düzeltirim.
Tevfik GÜNGÖR^

@

 

Sende yorum yap