Borsa mı, “salonda at yarışı” mı?

, , Sende yorum yap

Ege Cansen, borsada olup biteni izleyen
bir iktisatçidir. Türk Henkel Dergisi’nin son
sayisinda Istanbul Menkul Kiymetler Borsa-
si’nda, hisse senedi ihraç eden firmalarin
ve alim-satim yapanlarin davranislarini de-
gerlendiren ilginç bir söylesisi yayinlandi.
Bu söylesinin belli bölümlerini sayin oku-
yucularima aktarmak istiyorum.
Salonda at yarisi mi bu?
IMKB’de daha ziyade salonda at yarisi
oynamak gibi bir piyasa var. Yani borsada
simdi dakika dakika “sunu aldim, bunu sat-
tim” diyenler hakimiyette. Bu her borsada
bir miktar vardir ama, bizim borsada asiri
miktarda at yarisi veya kumarhane havasi
hakim. Halbuki borsa bir sermaye piyasasi-
dir. Burasinin kumarhane veya salonda at
yarisi oynanan bir yer olmaktan çikip; ger-
çek bir sermaye piyasasi haline gelmesi ge-
reklidir. Bu da sirketlerin tutarli bir temettü
politikasi izlemeleriyle mümkündür.
Hisse senedi gayrimenkule
benzer, sabah alinip ögleden sonra
satilmaz
Borsadan hisse senedi alan kimseler, bir
miktar gayri menkul alternatifi aldigini dü-
sünmek durumundadir. Yani hisse senedi
almayi, sanki bir gayri menkulün payini al-
mak gibi düsüneceksiniz. Çünkü sirketler
de bir yerde, gayri menkuldür. Özellikle si-
nai sirketlerin bol miktarda gayrimenkulleri
vardir. Gayri menkul alan insanlarin da da-
ise alip, 10-15 gün sonra tekrar satmasi
olur mu? Peki insanlar neden kendilerlni
borsadan sabah hisse senedi alip ögleden
sonra satmak veya çarsamba alip pazartesi
satmak gibi garip bir oyunun içine itiyorlar.
Fakat borsanin önemli bir kismi da böyle
hareket etmiyor tabü ki…
Bu da aslinda birinci maddenin türevidir.
Yani istikrarli bir temettü politikasi izlense,
tahmin ediyorum ki borsa da bu at yarisi
havasindan kurtulacaktir.
Sirketler suçlu. Tutarli bir
temettü politikasi izlenmiyor
Borsanin sermaye piyasasi olabilmesi için
bir sirkete özkaynak finansmani saglayabil-
mesi ve özkaynak finansmanini da en ucu-
za getirebilmesi için, hisse senedini borsa-
da tedavül eden sirketlerin hisse senetleri-
nin borsa fiyatlariyla çok yakindan ilgilen-
meleri gerekiyor. Fakat çok yakindan ilgi-
lenmek; manipülasyon yapmak, yani senet
düserken gidip almak degildir. Ki, bir mik-
tar o bile yapilabilir. Ama benim söylemek
istedigim, sirketlerin daha ziyade dogru dü-
rüst bir temettü politikasi uygulamalari ge-
rektigidir. Sirketler dogru dürüst bir temet-
tü. programi izlerse; o zaman uzun vadeli
yatirimcilar borsaya hakim olurlar.
Sirketlerin tek amaci ellerindeki
kâgitlari borsada paraya çevirmek
Çogu sirketin borsa ile, yakindan iliskisi
yoktur. Çünkü onlar borsadan sermaye
toplamiyorlar. Borsada herhangi bir men-
faatleri yok. Borsa sadece zaman zaman
büyük hissedarlarin ellerindeki kâgitlari
nakde dönüstürmek için kullanilan bir sis-
tem.
Bizde kâr indi/çikti isinde, bunun için
borsa devamli dalgalaniyor
Borsada kârlar daha ziyade hisse senetle-
rinin bu sekilde indi çiktilarla realize edildigi
ve herkes de birbirini atlatmak istedigi için
teknik olarak, yani davranis psikolojisine
uygun olarak aniden çikislar ve düsüslerle
elde ediliyor. “Aman efendim çok kiymet-
leniyormus. Bir an önce gidip âlalim veya
çok kötüymüs, herkes satiyormus, gidip bir
an önce satalim” seklinde hareket ediyor-
lar. Yani senet zarardaysa, “Zararin nere-
sinden. dönülse kârdir” gibisinden bir satma
psikozuna giriliyor. . Veya, “Borsa çok yük-
selecekmis” denilerek, bir hisse senedi al-
ma krizine giriliyor. Tabii bu psikoz hakim
olunca bir ates veya kivilcim borsayi bir an-
da asagi veya yukari itebiliyor.
Bizde endeks 80 sent ile 120 sent
arasinda gidip/geliyor
Bizim borsanin bir dalgalanma araligi
var..’.. Bu dalgalanma araligini dolar cinsin-
den, yani endeks bölü dolarin TL karsiligi
gibi takip edersek; dalgalanma araligi, kani
olarak 80 sent ile 120 sent arasinda degisi-
yor.
IMKB’de hisse senetleri tedavül eden sir-
ketlerin piyasa degerlerinin toplami 1992
yilinda 16 milyar dolardi. Fakat çesitli dal-
galanmalardan sonra yaklasik 30 milyar
dolara ulasti. Bu arada 1’e 3 gibi bir fark
görüyoruz. Simdi sirketlerin degerinin belli
bir parçasi, fraksiyonu bu… Fakat sirketle-
rin bir anda dengesizlesmemesi gibi birsey
olmamasi gerekiyor. Yani sirketler niye de-
ger kaybetsinler? Sirketler deger kaybet-
mezse; olsa olsa piyasa fiyatlarinda yüzde
5-10 civarinda bir dalgalanma olabilir.
Hisse senetlerinin sirketlerle
iliskisi kopmus durumda
Borsada hisse senedi tedavül eden sirket-
lerimizin hisse senetlerinin degerinin, adeta
sirketin degeriyle ilgisi kopmus… Yani bu-
gün borsada hisse senedi alan kisi, aslinda
bu sirketin ortaklik belgesini aldiginin far-
kinda degil. Bizzati, aldigi kâgidi birsey zan-
nediyor. Ve, “O kâgidin degeri indi çikti,
indi çikti” diye tuhaf bir kültür, tuhaf bir
inanis tarzi olustu. Böylece kâgit da tama-
men izafi degeri olan birsey haline geldi. Is
o hale geldi ki, “Kâgidin degeri düstü” diye
ifade edilmeye baslandi. Fakat aslinda kâgit
denilen sey, sirketin belli bir hissesinin pa-
yi… Milyonda bir veya milyarda bir orana
tekabül ediyor: Peki bir sirketin degeri bu
kadar inip çikar mi? Çünkü en nihayetinde
bu makinesi, teçhizati, teknolojisi, markasi,
müsterisi olan çalisan birsey… Bir sirket bir
günden ertesi güne zigzag edecek bir sey
degil ki…
Demek ki bizde bir algilama hatasi var.
Halen hisse senedinin fiyati ile hisse sene-
dini tedavül eden sirketin fiyati arasindaki
bag zihinlerde kopmus vaziyette… Ortada
bir gerçek degerden ziyade, izafe edilen bir
deger kavrami olustu. Bu da Türk borsasi-
nin çok dalgali hale gelmesine yolaçti.
Türk borsasi rölativetisi çok yüksek bir bor-
sa haline geldi.
Altin Borsasi bir emtia borsasidir
Altin Borsasi, bir madde borsasidir. Tâh-
minime göre altin borsa Türkiye’de bir sü-
re sonra comondite exchange haline gele-
cektir. Çünkü dünyada da pek altin borsasi
kalmadi. Dünyada altin borsasi gibi bir ku-
rulusun olup olmadigini da tam bilmiyo-
rum. Fakat simdi Türkiye’de altin borsasi
kuruldu. Bu belki bir süre sonra kiymetli.
madenler borsasi haline geleçek ve ondan
sonra da emtia borsasi haline dönüsecek-
tir. Petrol, pamuk, bugday, vs. burada alti-
nin yaninda islem görebilecektir.
Yastik altindaki altin
borsaya gitmez
Altin borsasi ile ilgili olarak birtakim ço-
cuksu fikirler de atildi ortaya. “Altin borsasi
kurulunca, yastik altindaki altinlar ekono-
‘miye kazandirilacak” gibi… Bu laflari ma-
alesef bir sürü akli basinda kisi de söyledi.
Fakat bu dogru bir düsünce degildir. Yastik
altinda bulunan’ altinlarin, altin borsasi ile
ekonömiye kazandirilmasi çocuksu bir dü-
süncedir. Bunlar nasil ekonomiye kazandi-
rilacak? Çünkü bunun için altinlarin mutla-
ka satilmasi gereklidir. Altin satilacak ki para haline gelsin,. para haline gelsin ki sermaye haline gelsin ve ödünç verilip alinabilsin…
Teknik olarak altin: da ödünç verilebilse
altin faizi uygulanabilir. bu teknikleri biliyoruz ama; bunlarin hiçbirisi yastik alti altinin
ekonomiye kazandirilmasi anlamina gelen
kavramlar degildir. Bunlara “altin fiyatina
endeksli ödünçler veya altin fiyatina en-
deksli faizler” demek gerekir. Zaten altin
faizi diye birsey yoktur. Bunlar sadece altin
fiyatina endekslidir. Dogru tabiri budur…
Kisiler eger altina güveniyorlarsa, eger altin
tutmaktan hazzediyorlarsa, yani altinin
mülkiyetini ellerinden çikarmayacaklarsa
ki, benden altin alanin altin -mülkiyetini
elinden çikarmasi lazim. “Ben altinla ödünç
vermek istiyorum. Ben halk olarak altin tu-
tan bir insanim. Altinla ödünç veririm ve
altinla da faiz almak isterim. Bir kilo altinim
var. Bir kilo altini veririm ve bir yil sonra
1050 gram altin alirim. 50 gram da yüzde
5 faiz eder” diyebilir.
Altina faiz verilemez
Diyelim ki ben buna raziyim. Karisik bir
mekanizma ama, bunu basite indirgeyelim:
Mesela ben bir. kilo altinimi “A” firmasina
ödünç olarak verdim ve “bir sene sonra ba-
na bir kilo altinimi 1050 gram olarak iade
et dedim. Peki alan firma ne yapacak bu-
nu? . Çünkü altin tedavül eden birsey degil
ki. Altinla ithalat yapamaz, isçisine ücret
ödeyemez vs. Firma altini mutlaka satarak
paraya. dönüstürecektir. O zaman altinin fiyati dalgalanma riskini o firma speküle
edecektir. Yani firma altin spekülatörü ola-
caktir.” Altin fiyati çok artmaz. Altin, yüzde
5 üzerinden faiz vermek bana daha ucuza
gelir” diyecektir. Neticede altinin mutlaka
paraya çevrilmesi gerekiyor. Spekülasyonu
halk yapmiyorsa, firmalarin yapmasi lazim.
Paraya dönüsmeden, altinin ekonomiye
kazandirlmasi mümkün degildir.
Ege Cansen, özgün fikirleri olan bir ikti-
satçidir, Benim dostum. Ekonomi ile ilgili
sorunlari tartisiriz. Fikirlerini paylasirim.
Yukarida özetledigim görüslerine de katildigimi burada belirtmemde yarar var.

 

Sende yorum yap