“Borçtan Korkmayın

, , Sende yorum yap

Izmirli isadami Selçuk Yasar’in bir süre önce Izmir Rotary Kulübünün düzenledigi toplantida Egeli isdamlarina yap tigi konusmanin bazi bölümleri basinda yer almisti.
Yasar Holding’in bir kurulusu olan Tütünbank’in yayin organi “Gelir Dünyasi”nin son sayisinda Selçuk Yasar’in ko nusmasinin tamami verilmektedir.
Selçuk Yasar, daima “orijinal” görüsler ortaya atan bir isadamidir. Konusmasinda da özelligi açiklikla görülmek tedir. Selçuk Yasar sunlari söylemektedir.
Dis seyahatlerde çok sey alir, çok sey okurum. Mecmua, gazete ve buradan isime veya memleketime faydali, rek lâmlari veya ilânlari, yazilari keser getiririm ve tercüme ettirir, herkese dagitirim veya kendim anlatirim- Bunla rin bir tanesinde Bernard Shaw’un bir sözü var:
‘Akliselim sahibi kisi, kendini yasadigi ortama adapte eder. Akliselim sahibi olmayan kisi ise, dünyayi kendine uydurmakta israr eder. Iste bunun için bütün ilerleme ve gelisme akliselim sahibi olmayan kisiler tarafindan ger çeklestirilir. ‘
Simdi, benim burada verecegim mesaj, Bati Anadolu parçasi Ege, yani bizler Izmirli’ler neler yapa bilir? Gücü müz nedir? Ne yapmamiz lâzim ?
Selçuk Yasar, izmirli isadamlarini daha fazla borçlanma ya, borçtan korkmamaya tesvik ederken sunlari solu yor:
“Is yapmak için para lâzim degil, yani sahsi sermaye lâzim degil. Finansman, yani borç para lâzim. Borç para almakta da Izmir’liler çekingen. Ayni zamanda da belki Izmir’e verilmiyor. Eski bir bankaci dostum bana ‘Siz ka sikla finansman alirsiniz, Istanbul kepçeyle. Izmir’de zen gin yok’ derdi.
Faiz yüksek deniyor. Dogru, ama ondan da korkma mak lâzim. Enflasyonist sisteme, yüksek faiz sistemine bünyelerimizi alistirmamiz lâzim, rakamlari degistirme miz lâzim. Yoksa, eskisi gibi düsünerek hareket edersek, oldugumuz yerde sayariz. Bugün yüzde 200 enflasyonla yasayan ülkelerde, müesseseler dev gibi büyüyüp gidiyor. Enflasyon, müesseselerin büyümesine veya yatirim yap masina mani teskil edecek bir sey degildir.
Selçuk Yasar, Izmir’de mevcut potansiyelin geregince kul lanilamadigindan yakinarak sunlari söylemektedir:
Biz Izmirli’leri sanki baska bir toplumuz. Bunu is ha yatimizda, ekonomik faaliyetlerde, çalisma hayatimizda ayrica sosyal yasantimizda da görüyoruz.
Sanayi bakimindan da Izmir, Istanbul kada ileri degil. Bursa, Adana, sanayi bakimindan büyük gelismeler yap mistir ve oralarda, bilhassa Bursa’da isadamlarinin ara sindaki birlik olma hareketleri, Izmir’de yoktur. Izmir’ de ferdiyetçilik daha kuvvetlidir.
Nedir eksikliklerimiz?
Amerika’ya yaptigim uzun seyahatten sonra, bu eksik likleri, daha objektif görüyorum. Bir kere yönetici eksik ligimiz var. Distaki yabanci sermayenin Türkiye’ye gel memesinin sebeplerinden bir tanesi, yöneticilerimizin az ligi. Istanbul’da yönetici daha fazla. Bu da oradaki üni versitelerin çok olusu is hayatinin yogun olusundan kay naklaniyor. Izmir yönetici yetistirmekte geri kaliyor.
Ikinci büyük eksiklik, sosyal hayata iliskin. Biz Egeli ler, daha sakin, daha yuvamiza dönük, daha az seyahat eden, daha tatli bir hayat sürmeyi seviyoruz. Halbuki bü yük sirketlerin yöneticilerinin çogunun senelerinin yarisi sehayatte geçiyor. Ben ayda bir veya iki defa Izmir’den çikabiliyorum. O da iki günlügüne. Biz Izmir’liler disari çikmiyoruz. Amerika’da Houston’da merkezi olan bir sir ket bütün Amerika’daki islerini idare ediyor. Bugünkü uçak imkânlarina göre, uzaklik problem degil. Seyahat eksikligi de mütesebbislik eksikligini ortaya çikariyor. Se yahat etmezsek, evimizden çikmazsak, mütesebbis olama yiz. Mütesebbis olan insan, bir yerde terleyen insandir. O terlemeye de girmek için evden çikmak lâzim.
Isadamlarimizin arada sirada güncel sorunlarindan siyri lip “oto-kritik” yapmalari, genel konulara egilmeleri ne ka dar ilginç ve yararli olabiliyor…

 

Sende yorum yap