Borç yönetimi

, , Sende yorum yap

3 Mayis 1991 tarihinde, bundan 3 yil önce bu günlerde benim DÜNYA Gazetesi’nin bu sütununda yayinlanan yazimin fotokopisini mektubuna ilistiren okuyucum soruyor. “-Acaba o zaman baskalari bu yazdiklarinizi neden düsünmedi’Tekrar edeyim ben “baskalarindan farkli bir yetenege sahip degilim…” Tek yaptigim, Türk ekonomisini izleyip, rakamlari degerlendirmek…Rakamlara bakiniz, neler olacagini görürsünüz, neler yapilmasi gerekecegini bilirsiniz…Iktisat profesörü olmaya da gerek yok. En basit iktisat bilgisi olan bunlari yapabilir… Yeter ki, rakamlan okumayi, yorumlamayi bitebilsin. 3 Mayis 1991 tarihindeki yazimi bugün sayin okuyucularima “övünmek için”, “bakiniz ben ola-caklari 3 yil önceden görmüstüm, söylemistim demek için” degil, persembenin gelisinin çarsambadan bilinmesi gerektigini hatirlamak için tekrar yayinliyorum.
Yeni bir borç yönetim plani (Ben olsam ne yapardim?)
3 Mayis 1991 tarihinde (Ben olsam ne yapardim?) diye baslik atip sunlan yarmisim.
Türkiye’de hükümetin bütün isleri birakip (zaten hükümet bütün is/eri birakmis durumda ya…Biz burada laf ola beri gele…Masal anlatiyoruz…) öncelikle bir iç ve dis borç yönetim plani hazirlamasi sarttir.
Iflas-Morotoryum-Borç Silme Korkusu
Türkiye’de kamu çevreleri iç ve dis borç konusunu tartismaktan, ele almaktan korkarlar.
Sanirlar ki, bu konu gündeme geldiginde, içerdeki, disaridaki alacaklilar panige ugrar. Hemen kredi musluklarini kapar. Hatta alacaklarin tahsili için tesebbüse geçer…Bu durumda her sey alt üst olur…
Onun için “kan tükürürler, kizilcik serbeti içtik derler.”
Bunda korkulacak bir sey yok. Korkunun ecele faydasi yok.
Bu is eninde sonunda olacak, iyisi mi, “makul boyutlarda iken” olsun.
Bugün Bu Kisir Döngüden Kurtulmak Mümkün
Her derdin çaresi bulunur. Yeter ki, hasta iyilesmek istesin. Yeter ki. hastaligin teshisi iyi yapilsin. Yeter ki, doktor bilgili istekli, samimi ve yürekli olsun.
Ben bir iktisatçiyim. Ben Türkiye’nin sorunlarini 1955 yilindan bu yana izleyen bir iktisatçiyim. Türkiye’deki para kredi sisteminin ve mali sistemin isleyisine asina bir iktisatçiyim. Bu kapasitemle, “sade bir vatandas”, bir “teknisyen olarak” kafa yoruyorum…
Ben olsam “acele’olarak” ve de hiç vakit geçirmeden “Yeni bir borç yönetim plani” yaparim.
Bu plan 2 seye dayanir:
(1) Iç borçlarin konsolidasyonu,
(2) Dis borçlarin ana para taksidinin ve faiz ödemelerinin ileriye itilmesi.
Öncelik Dis Borçlarin Yeniden Düzenlenmesinde
Dis borçlar yeniden düzenlenmeden, iç borç-lardaki düzenleme ise yaramaz. Çünkü iç borçlanma geregi büyük ölçüde dis borçlarin ödenmesi için döviz satin-almada kullanilacak Türk Lirasi arayisindan kaynaklanmaktadir.
Burayi tekrar vurgulamakta yarar vardir: Tek basina iç borçlarin bugün tamamini silseniz, dis borçlarin kuyrugu olarak yarin tekrar iç borçlanma geregi ortaya çikar.
Dis Borçlar Nasil Yeniden Düzenlenir?
Dis borçlar, alacaklilarla diyalog saglanarak, Türkiye’nin gerçekleri onlara anlatilarak düzenlenir. Onlara sunlar anlatilir:
– Türkiye bugün için her yil 4 milyar dolar taksit, 4 milyar dolar faiz ödemek durumunda.
– Türkiye bugün yilda toplam 8 milyar dolar borç servisinin ödenmesi için gerekli dövizi bulabiliyor.
– Fakat Türkiye’nin sorunu 8 milyar dolar dövizi satin almak için gerekli yaklasik 50 trilyon Türk Lirasi’ni bulamamaktir. Türkiye bu parayi bulamadigindan, ya banknot basiyor ya da devlet % 75 net faizle devamli borç/aniyor.
– Bu yüzden Türk ekonomisi tikandi. Bakiniz, özel sektör ve kamu kesimi yatirim yapamiyor. Sanayilesmis ülkelerden mal satin alamiyoruz. Halbuki biz sizin sanayileriniz için çok önemli bir pazariz. Bizim piyasanin tikanmasi sizin sanayi/erinizi etkiliyor. Sizin kredi kuruluslariniz Türkiye’ye yeni krediler veremiyor. Geliniz bu tikanikligi açalim.
– Biz borcumuzu ödeyemeyecegiz, borcumuzu silin demiyoruz. Biz kolaylik istiyoruz. Gelin siz önümüzdeki 5 yil boyunca, her yil 8 milyar dolar borç servisi ödeyecegimize 4 milyar borç servisi ödeyelim. Önümüzdeki 5 yilin 4 mi/yar do-larlik kisimlarini 5 yil sonrayi takip eden yi//arin servislerine kaydirin…Borcumuz borç…Faizi ödeyecegiz…Sizden bir “Babalik” istiyoruz. Yapacaginiz babalik faizi karsiligi, borç ödeme, planinda Türkiye’ye rahatlik saglamaktir.
– Bakin böylece biz 1991 yilinda ve diger yillarda 4 milyar dolar daha az borç ödeyince neler olacak? içeride Hazine’nin finansman yükü 20 trilyon lira azalacak…Biz bu 20 trilyon lira ile ilk yil iç borçlan tasfiye edecegiz.. Ikinci ve müteakip yillar enflasyonu önleyecegiz. Ekonomi hareketlenecek. Ekonomi hareketlenince üretim artacak. Yeni yatirimlara baslayacagiz. Bu yatirimlarin geregi olarak sizden belki de her yil 4 milyar dolarlik makine alacagiz. Size gene ertelediginiz 4 milyar dolar karsiligi girecek. Ama bu kere, karsiliksiz borç servisi olarak degil de, karsiligi olan yatirim mali. hammadde, ara mal bedeli olarak. Böylece sizin sanayiinin, mütesebbisiniz de bu isten yararlanacak. Kredi müessese-lerinizin Türk piyasasi ile isi gelisecek…
Bu olur mu? Olur…
Bunun olabilmesi için, inandirici bir plan ve projeksiyonun kâgida dökülmesi, konuya inanmis kimselerin, konuyu bilenlerin bunu alacaklilara yukarida yazdigim sekilde anlatmasi sart…
Iç Borç Nasil Yeniden Düzenlenir?
Dis Borç düzenlemesinden sonra sira gelir iç borçlara.
Önce iç borçlarda yapisal bir gruplamaya gidilir:
– Halkin elindeki tahvil ve senetler nedeniyle borçlar.
– Banka ve kurumlarin gönüllü olarak satin aldiklari tahvil ve senetler nedeniyle borçlar,
– Banka ve kurumlarin kanuni zorunluluklara bagli olarak satin aldiklari tahvil ve bonolar nedeniyle borçlar.
Bu gruplamada, öncelik gönüllü olarak devlete para verenlerin alacaklarinin karsilanmasidir.
Iç borçlarin tasfiyesinde amaç, bir yil içinde borçlarin sifirlanmasidir. Bu sifirlama nasil yapilir? .
– Dis borçlarin yeniden düzenlenmesi sonucu Hazine’nin ilk yilda saglayacagi 20 trilyon liralik Türk Lirasi tasarruf, öncelikle yeni borçlanma geregini ortadan kaldiracagindan, tasfiye planina rahat oturmaya imkân verecektir.
– Birinci yil, Hazine’nin dis borçlardan sagladigi 20 trilyon liralik tasarruf da degerlendirilerek ve de (bunu söylemek bazi kimseleri belki sasirtacak ama, ne yapalim ki, zehir dozunda ve gereginde kullanildiginda yararli olabilir…) banknot basarak gönüllü satin alinan borç senetlerinin tamami yil içinde erken ödeme ile (ana para ve faiz dahil) tasfiye edilir.
– Gene birinci yil, zorunlu satin alinan kamu borç senetlerinin tamami ‘degisken faizli” ve “uzun vadeli konsolidasyon” planina baglanir. (Müteakip yillarda dis borç faizinin Türk Lirasi karsiliklarinin hafiflemesi nedeniyle ortaya çikacak imkânlar bu konsolide bölümün bes yil içinde ana para ve faizinin sarsintisiz biçimde ödenmesine imkân verir.)
– Iç borçlarin yeniden düzenlenmesi birinci yil
“enflasyonist etki yapabilir.” (Bu enflasyonist etkinin kontrol altina alinmasi için de basvurulabilecek tedbirler vardir. Halka yapilan ödemelerin, kurumlara yapilan ödemelerin piyasaya çikmasini önleyici tedirler vardir. Bunlar isin teknik yanidir…)
– Fakat ikinci yildan itibaren iç borç yükünün kalkmasi enflasyonun asagi kameli olarak inmesine ve giderek makul sinirlarda kalmasina imkân verir.
Bu Öneri Ne Ölçüde Gerekçi?
Sayin okuyucularim. Ben 1962 yilindan 1970 yilina kadar DPT’de para-banka kredi sorumlusu olarak çalistim. O dönemde DPT-Merkez Bankasi-Hazine bir uyum içinde çalisirdi. O dönemde DPT uzmanlari ekonomi politikalari konusunda hükümete alternatif öneriler hazirlardi. Hükümet sorumlulari da bu alternatif öneriler içinden birini seçer uygularlardi.
Ben hâlâ o dönemlerdeki sorumluluklarini tasiyan saf ve bakir bir Anadolu çocugu olarak düsünmeye yasamaya çalisiyorum.
Benim, “yeni bir borç yönetim plani” üzerindeki önerimin ana hattan bu…
Var ise daha baska ve daha iyi alternatif öneriler, onlarda, ortaya çikmalidir.
Hükümet ne düsünüyor? Muhalif partilerimizin bu konuda farkli çözüm formülleri nedir?..
Tamam. Borç kötü. Bu borç bizi eziyor…Iyi de, simdi bundan kurtulmak için neyi yapacagimizi kararlastirmanin zamani…
Aglamakla, sizlamakla derde deva bulunmaz.
AÇIKLAMA: Üç yil önce yazdiklarima ekleyecek bir seyim yok. Üç yil önce yapilmayan bugün yapilacak… Bugün yapilmazsa yarin yapilacak…Çünkü bu isin “raconu” bu…Bu isin baska çaresi yok.

 

Sende yorum yap