Bizim ekonomi mantar gibi hafiftir: Batmaz!

, , Sende yorum yap

— Ekonominin gidisi kötü görünüyor?
— Nereden çikti bu gene?
— Baksana Recep’çigim, bazi isadamlari sikâyete basladi. Batiyoruz diye feryat ediyor…
— Isadamlari devamli sikâyet eder. Devamli batiyoruz derler. Hatirla bakalim, 1950’lerden bu yana kaç tane ciddi ve köklü firma gerçekten batti…
— Recep unuttun mu, bankerler, bankalar, ünlü firmalar…
— Esas sen unuttun mu, bu batanlarin nasil saman alevi gibi sagliksiz parladiklarini. Ne bekliyordun yani? Bu saman alevi sönmeyecek mi idi?…
— Isadamlari diyor ki, bu enflasyon devam ederken, siki para politikasi sürdürülemez. Para musluklari açik kalmali…
— Bugün sokaktaki adam bile çeliskiyi ögrendi. Bazi isadamlari nedense bilmemezlikten geliyor. Para muslugu açildikça enflasyon artar. Hem enflasyondan sikâyet et, hem de para muslugunu açin de. Biraz ayip olmuyor mu?
— Ayip olan Ankara’da birkaç firmaya arka çikilmasi… Hele biri var ki…
— O biri, bu hükmet is basina geldiginden bu yana, son alti ayda mi isini genisletmis? Yoksa bu hükümet is basina gelmeden önce de konusunda en büyük is hacmine sahip firma mi imis? Sen ona bak…
— Ama ona verilen imkânlar…
— Baskalarina verilmiyor mu? En büyük isi yapan, en büyük ikramiyeyi aliyor. Kimse su ikramiye sistemini objektif hale getirin demiyor. Baskasi benden daha fazla niye aldi diye dövünüyor…
— Ama hep dövünüyorlar…
— Kardesim ben saf ve bakir bir Anadolu çocuguyum ama, sen benden saf konusuyorsun. Bugünkü sistemde Ankara’dan ikrameyisini koparan, ikramiyeyi kopardigi sürece sesini çikarmiyor. Ama baskasi kendinden fazla ikramiye alinca basliyor feryada…
— Hani, “memnuniyetinizi kendinize saklayin.
sikâyetinizi bagirin” sistemi gibi birsey…
— Tamam aynen öyle… Bagiriyorlar ki, gelecek çekiliste ikramiyeleri büyüsün…
— Ama Recep’çigim, hayali iharcat da…
— Hayali ihracat yapildi. Batti mi Türkiye? – Millet fakirlikten…
— Renkli televizyon aliyor… Fransiz peyniri yiyor… Tatile gidiyor…
— Ama Recep kaç kisi?
— Kaç kisi var mi? Çik Anadolu’ya… Büyük sehirlerdeki memur, sanayi isçisi ve emekliler disindaki insanlarin yasayisina bak. Açliktan ölen, çiplak ayakla sokakta dolasan, yamali esvap giyen adam görecek misin? Bir de 1950’li yillari hatirla… Anadolu’da çiplak ayakla dolasan, yamali esvapla gezen, elinde yavan ekmek kemirenleri düsün: O zaman nüfusumuz 20 milyondu. Bugün 57 milyon. Bunu da unutma…
— Ekonomi durdu diyorlar. Sanayide kapasite kullanimi düsmüs.
—, Kim söyledi?:. Fabrikalara bir sor bakalim. Otomotiv, insaat malzemeleri disinda her konudaki fabrika tam kapasite çalisiyor. Ama kimse bunu ne söylüyor, ne biliyor?
— Recep, sen de ortaligi “gül pembe” yaptin.
— Etraf “gül pembe” degil ama, kimse de ekonominin battigini iddia edemez.
— Aman Recep, OECD, IMF ve Dünya Bankasi uzmanlari da endiselerini dile getirmeye basladi…
— Yahu kim bu uzmanlar… Türkiye’deki gazetelerin tercümesine göre ahkam kesen “faniler”… Yangin oldu mu körük ile kosmak onlarin görevi…
— Kisaca ekonomi batiyor mu?
— Bak sana bir hikâye anlatayim: Ben Ankara’da memur iken, Adnan Agabeyim de memur idi. Bir gün büyüklerimizin huzurunda bir toplantidayiz. IMF bermutat rapor vermis: “Türk ekonomisi batiyor” diye… Büyüklerimizin büyügü de, büyükleri toplamis.. ”Yahu bizim bildigimiz isler o kadar kötü degil. Ama baksana IMF ekonomi batiyor demis”seklinde üzgün üzgün konusunca Adnan Agabeyim atildi, “Beyefendi” dedi, “…Hiç merak etmeyin, bizim egonomi batmaz. Birseyin batmasi için agirlinin olmasi lazim…Bizim egonominin agirligi ne kim…Bizim egonomi mantar…Batmaz…Suyun üstünde yüzer…gider…”
Tevfik GÜNGÖR^

@

 

Sende yorum yap