Başarısızlıkta “bürokrasinin hiç mi sorumluluğu yok?

, , Sende yorum yap

Ekonomi politikalarindaki basarisizligin suçu genelde sadece politikacilara yüklenir. Dogrudur. Alternatif politikalar arasindan seçim yapmanin ve uygulamanin sorumlulugu politikacilardir ama acaba politikacilarla çalisan bürokrat ve teknisyen kadronun basarisizlikta hiç mi suçu yoktur?
Bugüne kadar yanlis politika ka-rarlanni olusturan, dogru kararlan eksik veya hatali uygulayan bürokratlardan veya teknisyenlerden sorumluluk üstlenen görülmedi. Tersine, uzun yillardir farkli politikacilarla çalisan bürokratlar, “o olmadi, bu daha iyi olacak havasi ile etkinliklerini sürdürdü.
Bu tip çalismalarin içinde bulunan eski bürokratlardan Yaman Törüner: Aksam Gazetesi’ndeki “Çözüm” kösesinde, 19 Temmuz 2000 tarihinde bu konuyu ele almisti. Sunlari yaziyordu:
“Mesut Yilmaz, ekonomi bürokratlarini Eximbank’ta bir araya getirmis ve ekonomiyle ilgili bilgi aliyordu. Ekonomi ile ilgili son derece kötümser bir tablo kondu ortaya.
Toplantidan önce bürokratlar arasinda bir ön toplanti yapildi. O toplantida bir ekonometrik çalismanin sonuçlan tartisildi.
Arastirmaya göre, mevcut politikalar sürdürülürse enflasyon 1992 yili Mart ayinda yüzde 120’ye çikacak gibi görünüyordu.
Kuskusuz her ekonometrik ya da istatistiksel çalisma kendi varsayimlarinin esiridir ama bu arastirma, zaten olumsuz olan beklentileri iyiden iyiye ateslemisti. Basbakanin basdanismani Mesut Yilmaz’a bu arastirmayi anlatti…
Ne var ki anlatilanlar bozuk moralleri daha da bozmus, siyasetçiyi korkutmus. O toplantidan sonra yapilan ANAP MKYK toplantisinda erken seçim karari alindigini ögrendik. Oysa hükümetin önünde daha bir yildan uzun bir süre vardi. Pakdemirli, erken seçime gidis havasi dogunca Merkez Bankasi avansini kullandirtmaya baslamisti. 3-trilyon lira dolayinda dura-
ganlasmis olan kisa vadeli avans, önce 4, ardindan da hizla 5 trilyon liraya yükseliverdi… Ben, bagimsiz bir Merkez Bankasi için o kadar emek verdikten sonra bu sonu görmek istemiyordum.”
Bu anlatilanlar dogru. Ekonomik krizle karsilasilacagini 1990 yili baslannda, daha borsa baskani olmadan önce hem Hazine Müste-sari’nin hem de Merkez Bankasi Baskani’na ben de bildirmistim. Kriz kapidaydi. Türk Lirasi kemerleri sikilamadigi halde, döviz kurlari baski altinda tutularak Türk Lirasi degerli tutuluyordu. Çiller’in “gerçekçi kur” diye yirtinmasinin nedeni buydu. Kendini anlatamadi veya sadece bazilan anlayabildi.
Seçim karari alan siyasetçiler kaybedeceklerini biliyorlardi. Belki de kaybetmek istiyorlardi. Basta siyasetçiler, ardindan da krizin kaçinilmazligini gören bürokratlar birer birer sorumluluktan kaçtilar. Bürokratlar kaçarken, bunun adini “Çiller’in geçimsizligi” koydular. Hakliydilar, önemli görevlerden bir neden uydurmadan isteseniz de aynlamazsiniz.
Kaçanlar arasinda Çiller’in danismanlari bile vardi. Kaçmakla kalmadilar kendilerine bizzat Çiller tarafindan önerilen görevleri kabul etmemek için mazeretler yarattilar veya göreve gelmek için ilave yetkiler istediler.
Sonra da yapmalari gerekeni yaptilar. Krizi Çiller’in çikardigini söylediler. Krizin Çiller’in faizleri düsürme istegi nedeniyle çiktigini söylediler. Krizin genislemesi için, IMF, Dünya Bankasi ve rating ku-ruluslari nezdinde hükümetin aleyhinde propaganda yaptilar. Çiller’in verdigi sözlerde durmadigini yaydilar.
Amaç, krizin suçlarini birilerine yikip, kriz geçince yeniden iktidara gelmekti. Basarili da oldular.
Yaman Törüner yazisini “bunlari Çiller’i övmek için degil, gerçekleri anlatmak için” yazdim diyor. Yaman Törüner’in yazisi bürokratlarin rolünü ekonomik politikalardaki basarisizliklarda tartisma gündemi yaratti.

 

Sende yorum yap