Barro’nun Denge Teorisi

, , Sende yorum yap

(Vergi Toplamanin Siniri Bütçe Açigi-Hükümetlerin Ömrü)
Harvard Üniversitesi’nden Robert Barro’nun “denge modeli”ne göre, hükümet harcamalarinin (saglam kaynaga dayansin, bütçe açigindan kaynaklansin ne olursa olsun, toplam harcamalarin) bir siniri vardir. Bu sinir, hükümetlerin, 1 birim para bulabilmek için yapmak zorunda olduklari harcamanin 1 birime ulasacagi sinirdir.
Yukaridaki sözlerin saf ve bakir Anadolu çocugu dili ile ifadesi söyledir: “Bir hükümetler paraya doymaz. Bulabildikleri kadar para harcamak isterler. Ama para bulabilmenin de bir siniri vardir. Bu sinir ayni zamanda harcamanin siniridir. Para bulabilmenin siniri, hükümetin 1 lira bulmak için 1 lira harcama zorunda olacagi noktadir. Eger hükümet 1 lirayi, 1 liradan fazla maliyet ile toplamaya kalkiyorsa, batiyor demektir.”
(Robert Bruno hakkinda bilgi sahibi olmak isteyenler The Econo-mist. Jan.7, 1989 Sayfa 59’a bakabilirler.) Hükümet Harcamalari Neden Önemli
Hükümetler para harcamaya çok meraklidir. Fakat son yillarda “sosyal devlet” anlayisina dayali olarak da hükümetlerin harcama zorunluluklari artmistir.
OECD’ye dahil 24 ülkede 19601i yillarda hükümetlerin harcamalari ortlama olarak Safi Milli Hasilanin (SMH) % 29’u dolayinda iken, bu oran günümüzde % 41’e yükselmis.
Türkiye’de 1988 yilinda SMH’yi yuvarlak bir rakamla 100 trilyon lira kabul edersek. 21 trilyon liralik konsolide bütçe harcamasi küçük bir harcama kalir. Buna fonlari, sosyal sigorta harcamalarini ek-iesek 28-30 trilyon rakamina çikariz ki, Türkiye’de hükümetin toplam harcamalarinin OECD ülkeleri hükümetlerininkine oranla düsük oldugu ortaya çikar.
Hükümet harcamalarinin modern ekonomilerde kisilerin gelecege ait kararlarini büyük ölçüde etkiledigi görülmektedir. Kisiler hükümetlerin harcama politikalarinin sekline göre, gelecekle ilgili kararlar vermektedirler. Hükümetler Harcamalarini Nasil Ayarlasin?
Barro’nun “denge teorisine inanacak olan hükümetlerin”, bütçeleri acik verdikçe yeni vergiler koymamalari gerekir.
Barro diyor ki. “Hükümetler vergide “maliyeti dikkate alarak” azami vergileme sinirini belirlemelidirler. Bunu yaptikdan sonra vergi gelirinin artmasi, harcamalarin artmasina, ekonominin büyümesine bagli kalir.
Hükümetler ise bu gelir miktarina göre harcamalarini ayarlarlar. Harcama artti, bütçe açigi ortaya çikiyor diye yeni vergi arayisina hiçbir zaman girmezler.”
Barro bunlari söylüyor ama, uygulama o kadar kolay mi? Hükümetler Harcamalari Istedikleri Gibi Kontrol Imkânina Sahipler mi?
Hükümetler degisik nedenlerle harcamalari kontrol edemiyorlar:
Bazi ülkelerde (ABD’de oldugu gibi) hükümet içindeki bakanliklarin rekabeti harcamalari kontroldan çikariyor. Bazi ülkelerde koalisyonlar harcamalarin kontrolünü imkânsiz hale getiriyor.
En önemlisi, demokratik ülkelerde isbasinda kisa süre kalabilen hükümetler, seçim bekleyisleri, harcamalarda ipin ucunun kaçmasina neden oluyor. Harcama Açigi mi, Bütçe Açigi mi?
Yem bir arastirmada (“Political and Economic Determinants of Budget Deficit in Industrial Democracies”. J.D. Sachs and N. Rou-bini. NBER working paper no. 2682) hükümetlerin bütçe açiklari konusuna farkli bir yaklasim ortaya konuluyor. Bütçe açigi yerine harcama açigindan sözediliyor.
Harcama açigi, hükümetin bir yillik faaliyetini sürdürebilmek için kullandigi ek iç ve dis borç toplamindan ibaret. Burada faiz dikkate alinmiyor.
Bir ülkenin iyiye mi kötüye mi gittigini ölçmek için ise, borc/SMH’ rasyosunun seyrine bakiliyor. Bu rasyo artis gösteriyor ise, acik büyüyor demektir. Artis orani tehlikenin önemini ortaya koyuyor.
Yukarida anlatilanlari Türkiye örnegine uygulayalim:
– 1987 Yilinda SMH 60 milyar dolar. Toplam iç ve dis borçlar 48 milyar dolar. Borç/SMH orani 0.80’dir.
-1988 Yilinda SMH 62 milyar dolar. Toplam iç ve dis borçlar 55 milyar dolar. Borç/SMH orani 0.88’dir.
– 1987 yilindan 1988 yilina geçerken Borç/SMH rasyosunu bulmak için 1988 orani. 1987 oranina bölünür. 88/80 bölümü sonucu, Türkiye’nin son bir yildaki borçlanma rasyosunun % 10 oldugu görülür.
Yukarida sözü edilen arastirmacilar, yillik rasyolara önem vermiyorlar da, belli bir dönemde bu rasyonun nasil gelistigini izliyorlar. Örnegin on yil ortalamasini buluyorlar. Sonra bu rasyolari ülkeler itibariyle karsilastiriyorlar. Politik Istikrarsizligin Harcama Açigina Etkisi
Demokratik yönetime sahip sanayilesmis ülkelerdeki harcama açiklarinin 1975-1985 yillari arasindaki ortalama artis rasyosu ile ayni dönemde hükümetlerin ortalama iktidar sürelerini bir tablo haline getiren Sachs ve Roubini. asagidaki ilginç sonuçlari ortaya koymuslar:
Hükümetlerin 1975-1985 Arasindaki Borçlanma Rasyolari
(borç/SMH oranlarindaki degisim) ile Hükümetlerin iktidar Süreleri
Borçlanma Hükümetlerin Rasyolari (%)
Süreleri (Yil)
Belçika 6.2 1.0
irlanda 5.8 2.2
Danimarka 4.5 1.5
isveç 4.4 1.5
italya 3.7 1.2
Japonya 2.9 11.0
Avusturya 2.3 5.5
Hollanda 2.2 1.8
Bati Almanya 2.1 5.5
Finlandiya 1.0 1.5
Fransa 0.6 3.6
ABD 0.3 3.6
ingiltere – 1.0 5.5
Norveç -2.0 3.6
Yukaridaki tabloda açiklikla görülüyor ki, hangi ülkede hükümet-lerin iktidar suresi kisa ise. o ülkede harcama açigi büyüyor, hükü-
metler daha fazla iç ve dis borca yöneliyor.
Bu yaziyi sakin ‘fazla teorik” bir yazi olarak kabul etmeyin. Türki-
ye’de olup bitenleri degerlendirebilmek için. bu gibi konularin iktisatçilar arasinda nasil tartisildigini, hangi yönlerden ele alindigini bilmekte yarar vardir.
Bunlar bilinir ise. Türkiye’nin sorunlari daha iyi anlasilir. Sorunla-rin çözümü kolaylasir.

 

Sende yorum yap