Banknotlarımızın yabancı piyasalardaki rayicini ıslah çareleri

, , Sende yorum yap

Prof.Dr. Memduh Yasa 1956 yilinda Prof. Dr. Refii Sükrü Suvla’nin doçentidir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi “Türk Parasinin Yabanci Piyasalardaki Rayici” konusunda bir rapor ister. Prof.Dr. Memduh Yasa ve hocasi üç ay çalisir ortak raporu tamamlar ve 1956 yili Kasim ayinda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi’na teslim ederler.
Rapor hiçbir zaman yayinlanmaz.
Ancak bir bölümü Prof. Dr. Refii Sükrü Suvla’nin ölümünden sonra hocayi anmak için hazirlanan bir kitapda yer alir. Otuz Yildir Degisen Birsey Yok
Asagida bu raporun “bankinotlarin yabanci piyasalardaki rayicini Islah çareleri” baslikli bölümü verilecektir.
Görülecektir ki, bugün yeni bir konu gibi gündeme getirilen “purc-hasing power parity” – Satin Alma Gücü Paritesi” 1956’larda Türk iktisatçilarinin tartistiklari bir araçtir.
Gene görülecektir ki, enflasyon ve paranin degeri konusunda alin-masi tavsiye edilen tedbirler 1956 yilindan buyana degismemistir.
Prof. Dr. Memduh Yasa konuya söyle yaklasiyor:
Raporun basinda, paranin iç ve dis degerleri arasindaki kuvvetli bagliliga isaret olunmus ve bu rabitanin “istira kudretleri paritesi” yolile tesbitine de gidilmistir.
Bu kisimda ileri sürülecek mülâhazalari paramizin dis piyasalarda kaydettigi ölçü disi sukutu bertaraf edecek tedbirlerin arastirilmasi ile alâkadardir. Pesinen su cihet kabul edilmelidir ki, siki kambiyo tahdidati devam ettikçe paramizin dis degerini istira kudretleri paritesi civarinda yükseltmek imkansizdir. Alinacak tedbirler sadece ölçü disindaki düsüsü kismen izâleyi istihdaf edecektir. Kambiyonun, istira kudretleri paritesi civarinda takarrür etmesi, dis ticaret rejimimizle döviz mevzuatimizin esasli realiteye kavusmasina kadar bahis mevzuu olamayacaktir.
Öneriler
Raporda “Islah çareleri” olarak siralanan tedbirlerin önemlileri ise sunlar:
1) Temel tedbir: Paramizin iç kiymetindeki devamli sukutun, baska ifade ile fiyatlardaki sürekli yükselisin durdurulmasidir. Bunun için de her türlü Devlet gider ve gelirlerinin, yani konsolide bütçenin tevziini temin etmek lâzimdir.
Bu vesile ile, memleketimizdeki kuvvetli enflasyonun kalkinma politikasinin zaruri bir neticesi sayilamayacagini bilhassa belirtmek lüzumunu hissetmekteyiz .Kalkinmanin genis bir yatirim siyaset ile tahakkuk edebilecegi hususu asikâr olmakla beraber, envestisman harcamalarinin ihtiyari veya cebri tasarrufla karsilanmasi da üzerinde titizlikle durulmasi gereken bir keyfiyettir.
Yatirimlarin – konsolide bütçe ile yürütülse dahi – enflasyon temayülü doguracagi bahsine gelince; gereken tedbirler ittihaz edildigi takdirde fiyatlarda istikrar teminine gidilebilecegi veya fiyatlar umumi seviyesi yükselisinin yilda bir kaç puani asmayacak tarzda frenlenebilecegi bilinen bir meseledir.
Enflasyonun yarattigi bulanik hava disariya gizli servet transferini genis ölçüde körüklemekte, bu da paramizin dis degerindeki sukutu, ölçü disinda, hazirlandirmaktadir.
2) ithalat imkanlarinin, yerli sanayide kullandigi ham maddelerle, mutad istihlâk mallarinin memlekete daha genis mikyasta girmesini saglayacak tarzda ayarlanmasi.
3) Dis ticarette, yüksek fiyatlarla alis verise yol açan kombinezonlardan mutlaka vazgeçilmesi.Bu kombinezonlar arasinda -açik ve kapali-kredili ithalat mühim yer isgal etmektedir.
4) Paramizin dis degerinin sukutunu önleyecek tedbirler alindiktan ve bu sayede salâh emmareleri belirdikten ve gizli efektif çikisi tikandiktan sonra Zürich, Beyrut ve Halep piyasalarini efektif Türk parasi bakimindan bir ponksiyona (*) tabi tutmak lazimdir. Bu hareket, di-sardaki efektif miktarini azaltacak ve paramiz degerinin düsmesini önleyecektir. Ponksiyon muamelesi ancak yukarda belirtilen temel tedbirler alindiktan sonra mâna ifade edecektir. Aksi takdirde ponksiyon paranin rayici üzerinde, müsbet bir.tesir icra etmedikten baska çok tehlikeli ihtilâtlara da yol açacaktir. Böyle bir tedbirin benimsenmesi halinde isin yürütülmesinin mahrem olarak her halde beynelmilel mütehassis bir bankaya – meselâ bir Isviçre Bankasina verilmesi icap eder.
Ponksiyon muamelesile birlikte beynelmilel piyasanin tanzimi ve bank-notlarimiz fiyatinin muayyen seviye civarinda tutulmasi tedbiri de nazari dikkate alinmalidir. Bu islerin tedviri için bir fona ihtiyaç hasil olacaktir. Bu fonla su iki isin yürütülmesi bahis mevzuudur:
a) Paramizin iç kiymetinde istikrar saglayacak tedbirler ittihaz edilirken memleketimizden disariya banknot kaçirilmasi önlenecek, bu sirada Suriye, Lübnan ve isviçre’deki stok efektif pazarimizin bir kismi uygun fiyatlarla satin alinacaktir. Bu piyasalarda Türk parasi miktari azalacagindan zaten yükselmege mütemayil bulunan rayiç kuvvetli ter-reffü kaydedecektir.
b) Rayicin uygun seviyede tutulmasini temin için fon, elindeki döviz ve efektif para ile icabinda Zürich ve dolayisi ile Beyrut ‘ta tanzim alim ve satimi yapacaktir. Paranin iç kiymetinde ve dis ticaret ve tediye rejiminde istikrar saglandigi takdirde bilfarz Zürich’te tesis olunacak olan fon emniyetle isleyebilecektir. Fon, mütehassis elemanlar el ile çalistirildigi takdirde az masrafla vazifesini basarabilecek, hattâ masraflarini karsilayacak kadar kâr da saglayabilecektir.
Ponksiyon deyimi, dis piyasalardan döviz ödeyerek efektif Türk Lirasi paralari toplamak anlaminda kullanilmistir.
>

 

Sende yorum yap