Banka sisteminin işleyişini bilmeyen sorunu anlayamıyor

, , Sende yorum yap

Can Fuat Gürlesel, Yeni Yüzyil’da ilginç konulara deginirdi. Yeni Yüzyil simdilerde kapandi, kapanacak… Can Firat Gürlesel, son yazilarindan birinde banka sistemindeki sorunlarin yapi bozuklugundan kaynaklandigini anlatmak için ilginç rakamlar vermisti.
Rakamlara dayali bu anlatimi özetlemek istiyorum:
1) Bankalar mali piyasalarda tasarruflara aracilik ederek, reel kesime, kamu kesimine ve tüketici kesimine kaynak aktariyor. Bankalar bir baska deyisle kullandirdiklari fonlarin sahibi degil, bu fonlar tasarruf sahiplerinin.
2) Türkiye’de bankacilik sektörü yaklasik 52 milyar dolarlik bireysel ve kurumsal tasarrufu aracilik için kullaniyor. Bunun 29 milyar dolari döviz tevdiat hesaplan, 12.5 milyar dolari TL tasarruf mevduati ve 10.5 milyar dolari ise repo hesaplarinda.
3) Döviz tevdiat hesaplarinin agirlikli ortalama vadesi 90 gün, TL tasarruf mevduatlarinin 55 gün ve repo hesaplarinin tamamina yakini gecelik vadelerde. Tasarruf sahiplerinin ekonomiye olan güveni çok düsük oldugu için tasarruflarin vadesi de son derece kisa. Bu vade yapisina sahip hiçbir OECD ülkesi yok. (Bank Profitability in OECD Countries, OECD, Paris, 1997).
4) Bankacilik sektörü için yurtdisi sendikas-yon kredileri l yil ve üzerinde vadeye sahip tek kaynak. Ancak, 1994 krizinde oldugu gibi, 1998 global krizi nedeniyle bankalarin yurtdisi kredi kullanimi daraliyor.
5) Bankalar aracilik ettikleri bu fonlara döviz cinsinden yillik ortalama yüzde 15 getiri sunuyor. Bu vade yapisinda bu getiriyi sunabilmek için bankalar, “Likiditesi yüksek, riski düsük, yüksek getirili” aktiflere (örnegin Hazine bo-nalari) yatirim yapmayi tercih ediyorlar. Özellikle ekonominin daraldigi dönemlerde, aktifler, kredilerden likiditesi yüksek menkul kiymetlere kayiyor.
6) Kamu kesimi açiklan neticesinde kamunun hizla genisleyen borçlanma gereksinimi de bankacilik kesiminden karsilaniyor. Kamu kesiminin iç borç stoku 35 milyar dolar. Bunun 30 milyar dolari Hazine bonosu ve devlet tahvili seklînde. Bu stokun 14 milyar dolarini bankacilik sektörü elinde tutuyor.
7) Kamunun 1999 yilinda yaklasik 40-50 milyar dolar arasinda yeniden borç alacagi dis borçlanma olaâklârina bâgli olarak planlaniyor. ‘Bu râkam neredeyse’bank’âcilik sektörünün kaynaklarinin yüzde 80’ini asiyor. t!999 yilinda sanayi’kesimine kayftak’ birakilmiyor. Daralan bir ekonomide tasarruf hacmi de mutlak olarak küçüldügü için faiz oranlan da yükselmeye devam edecek.
Can Fuat Gürlesel, bu sartlar degismedikçe, bankalarin reel ekonomiyi kredilemesinde ve faiz oranlarinda bir degisiklik olamayacagini söylüyor.
• Tasarruflarin vadesi uzamadikça, bankalarin kisa vadeli disinda kredileme sanslari olamayacak.
• Kamu sektörü finansman açigi devam ettikçe, Hazine, bankacilik kesiminin kaynaklarini emecek. Bu böyle sürüp gidecek.

 

Sende yorum yap