Ayağı yerde laf etmek Ayağı havada laf etmek

, , Sende yorum yap

Politikacilarimiza bir hal oldu. Ayaklari yerden kesi-
lince dilleri açiliyor. Uçaga binince, basliyorlar konusmaya.
Hani bizde bir Anadolu deyimi vardir: “Ayagini yere bas da
öyle konus derler” Veya üygunsuz konusanlara “-Ayagi yer-
den havada jaf ediyor” derler:.. Daha da ileri gidene “-Hava-
larda uçarak konusuyor” derler…
Demek ki. Anadolu deyimlerinin hepsi tutarli imis… Düsü-
nünüz bu deyimler uçagin kesfinden. önce Anadolu însani ta-
findan ortaya kontulmus.
***
T.C. Hükümeti Basbakani uçak ile ABD’ye gidiyor. Uçak-
ta Türk kamuoyunun ve hatta partisine üye milletvekilleriyle
diger milletvekillerinin ve hatta bakanlarinin bile bugüne ka-
dar duyamadigi konularda açiklamalar yapiyor. Bu açiklama-
lari Hürriyet Gazetesi’nden ögreniyoruz. Gazetede sunlar ya-
zili:
Basbakan Tansu Çiller, ABD’ye giderken yaptigi açiklama-
da, anayasa degisikligi için, elinden geleni yapaçagini, güm-
rük; birligi için gerekli tüm yasalarin çikarilacagini söyledi.
Basbakan Çiller, Terörle Mücadele Yasasi’nin 8. maddesinin ,
kalkacagini, belirterek,`Türkiye’ye döner dönmez en önem-
li meselemiz demokratiklesme olacaktir,” dedi.. Çiller, “Te-
rörle mücadele ve ekonomi için, gösterdigimiz kararlilik ile
çalismayi, demokratiklesme için de göstereçegiz Bu, zaman
alacaktir” diye konustu.
***
Uçarken büyük Türk büyüklerinin havada nasil basin top-
lantisi yaptigini, gazetecilerle konusmalarini televizyon ek-
ranlarindan izliyoruz, gazete fotograflarinda görüyoruz…
Fakat uçakta olup bitenler hakkinda pek bilgi sahibi degil-
dik… Zaman’da Külis’i Taha Kivanç imzasi ile yazan Fehmi
Koru’nun “ilginç bir gezinin ilk günü” baslikli yazisindan çok’
seyler ögrendik. Gazeteciler ile TC. Basbakani’nin nasil ko-
nustugunu, ne iliskiler içinde oldugunu Fehmi Koru söyle an-
lattiyor:
“Gezi özel olmasina, Basbakan’in yaninda -Disisleri Bakani
bir yana- hükümeti temsilen kimse bulunmamasina ragmen,
hala gazetelerin özel ilgisi söz konusu. Sabah Grubu 8 (Fa-
tih Çekirge, Sedat Sertoglu, Cengiz Çandar, Yavuz
Onursal,..Murat Birsel, M. Ali Birand, Oguz Haksever,
Mehmet Çetingüleç Hürriyet ise 3 (Sedat Ergin, Ferai
Tunç.. ‘Muharrem Sarikaya) mensubu ile geziyi izliyorlar…
Milliyet’ten Derya Sazak’a; zaten ABD’de olan Sami
Kohen de katildi… TGKT Genel Müdürü Veysel Gani,
Flash TV Ankara Temsilcisi Fatih Karaca, Kanal D’den
Ardan Zantürk, Aksam’dan Ömer Çavusoglu, Gölge
Ardan Zentürk, Aksam’dan Ertugrul Akbay da buradalar…
New York’a yaklastigimizda, uçagin en arkasinda oturdu-
gumuz için Basbakan Çiller’in, heyete dahil olsun olmasin
herkesin elini siktigini geç farkettik… Biraz garip bir davra-
nisti bu; ama Sabah’in dis haberler sorumlusu ve yazari
Sedat Sertoglu’nun yanina geldiginde zahmetin sebebini
anladik Biraz önce; uçagin ön tarafinda bir basin toplantisi
Tansu Hanim, kendisine haber verilmedigi için
Sedat Sertoglu’nu merak etmisti… Bu-
nu “Ben seni görmek için uçagi turluyorum” diyerek
ifade etti de…
Çiller ile ne zaman isterse görüsebilen ender ga-
zetecilerden olan Sedat Sertoglu, ABD’deki bir konferansta
“Basbakanin gayr-i resmi danismani’ sifatiyla.
takdim edilmisti. Bu sifati hakettigini Basbakan Çiller’in
uçaktaki muamelesinden anladik…
Her meslekas Sedat gibi iltifata mazhar olamiyor.;Yine
Sabah’tan Mehmet Ali Birand, Basbakan tarafindan; te-
dirginlik veren ifadelere muhatap edildi. Her sorusu ters ce-
vap aldi sikistirmalarina aldirilmadi, sonunda, `Mehmet
Ali “kamoyundakiimajin sebebiyle beni desteklemesen daha memnun olurum” bile dedi…
Konusma
tarzindan, gazeteci ile siyasetçinin epeydir birbirini tanidiklari
anlasiliyordu, bu sebeple tarz bizleri de sasirtti..:
Kulisi bitirirken, aklima yine uçaktaki basin toplantisindan
sahneler takildi. Murat Birsel’in (Yeni Yüzyil) kendine özgü
degisik sorularina hiç cevap vermedi Tansu Hanim; Sa-
bah’tan Fatih Çekirge’nin, “Suriye konusu da gündeme gelecek mi?” gibi :gayet ciddi bir sorusuna ise; gülüp
yalniz ona isittirmeye çalisarak, “Sana ne!” deyiverdi:
Basbakan ile uçakta bu tip konusmalar yapan gazeteci
dostlarimizinuçak yolculugu ile ilgili haberlerini dün oku-
dum…Fehmi Koru’nun yazdiklarindan hiçbiri etkilenmemisti
Halbuki ben çok etkilendim… Koskoca bir uçagin içinde;
gazeteci arkadaslarimin arasinda Basbakan ile hikaye edilen
biçimdeki iliskiler içinde olmak hayatimi karartirdi. Ben böy-
leiliskiler içinde olmadigim halde, arkadaslarim için bu kadar
üzüldügüme göre… Herhalde ben kahrolurdum.
Sayin okuyucularim görüyorsunuz ki, artik “ekmek aslanin
degil, “Tansu Hanim’in agzinda”… Velhasil hayat zor.

 

Sende yorum yap