ATAM USTA ÖLDÜ

, , Sende yorum yap

Cagaloglu’ndan Nuruosmaniye Caddesi’ne girin. Kapaliçarsi’ya dogru ilerleyin Nuruosmaniye Camii kapisi karsisina çikacak. Saga dönün, ilerleyin. Soldaki ilk dar sokaga sapin. O sokak “Kiliççilar” diye anilir. Sagli sollu küçük küçük dükkanlar vardir. Sokagin en ortasinda sag kolda, üzerinde isim yazili olmayan, vitrinlerinde eski lambalar, cam esyalar dizili bir dükkan göreceksiniz.
Bu dükkan “Atam Usta’nin Dükkani” olarak bilinir.
Atam Usta’ningerçekadi “Atam Kaspar”dir. Bir Ermeni vatandasimizdir. Yozgat’ta dogmus on-oniki yaslarinda istanbul’a gelmistir.
Atam Usta geçen hafta öldü. Çarsamba günü Ermeni Kilisesi’nde yapilan bir törenden sonra Yedikule’de topraga verildi.
Kim Bu Atam Usta?
Ben Istanbul’a 1974 yilinda göç ettim. O zamanlar bugünkü gibi her kösede bir antikaci dükkani yoktu. Ünlü mûzayedecilerin adi ortalikta dolasiyordu. Baba Portakal, Maksut Varol gibi..
Kimin evinde güzel bir eski lamba, eski bir ahsap tavan, bir bakir esya, samdan, avize görüp, bunun nereden aldin diye sorsaniz “Atam Usta’dan” cevabini aliyordunuz.
Kiymetli bir esya kirilirca, tamir veya boya gerektirse “Atam Usta’-ya götür” diye tavsiye ediyorlardi.
Hanimlar “Atam Usta’ya gittim, çok cici seyler aldim…” diye kendi aralarinda övünüyorlardi.
Atam Usta’nin adini o kadar duyduk ki, merak ile gidip dükkanini buldum.
Güler Yüzlü Bir Ermeni Vatandas
O zamanlar Atam Usta’nin karsilikli iki dükkani vardi. Bir de Vezir Han’da deposu bulunuyordu. Sonra depoyu ve karsisindaki dükkani birakti. Tek dükkanda kaldi.
Atam Usta bir sanatkârdi. Eski metal, tahta, cam esyalari onarir, temizler, kullanilir hale getirirdi. Güzel parçalari toplar bunlari satardi.
Ben merak ile Atam Usta’yi tanidim. Dost oldum. Nuruosmaniye dolayindaki trafik arapsaçina dönmeden, o civarda otopark imkanlari var iken, hafta sonlari esimle dükkanina gidip sohbet etmeye, ufak tefek seyler almaya basladim. Aynalar, avizeler, masa lambalari, bakir-pirinç esya, üzeri gümüs kaplamali esya, samdan ve benzeri seyler…
Çevremdeki eski esyaya merakli çok kimsenin de benim gibi yaptigini ögrendim.
Atam Usta’nin Okulu
Atam Usta’nin dükkani bir okul idi. Yanina aldigi çiraklari egitmeye büyük özen gösterirdi. Ögretmede ve bilgi vermede çok açik oldugundan, genç çiraklar “kisa sürede herseyi ögrendiklerini, kendi ayaklari üzerinde durabileceklerini sanip”, hemen yanindan ayrilirlardi. Atam Usta, çiraklarin yeterince yetismeden, “herseyi ögrendiklerini sanip” hemen yanindan ayrilmalarindan yakinirdi.
Oglunu yetistirmeye çalisti! Oglu herhalde meslegi pek sevemedi. Evlendikten sonra esini alip Amerika’ya gitti. Fakat aile ve vatan bagi ile orada da kalamayip, geçen aylarda tekrar istanbul’a döndü. Ümit edilir ki, bundan sonra annesi ile birlikte baba dükkanini isletme sorumlulugunu üstlenir.
Ermeni Kilisesi’nde Ayin
Atam Usta’nin ölümü nedeniyle ilk defa bir Ermeni Kilisesi’ne girdim ve bir ayinde hazir bulundum.
Ayin, Patrikhane karsisindaki Meryemana Kilisesi’nde yapildi.
Sahil Yolundan Kumkapi’ya girin. Köprünün altindan geçeceksiniz. O sokagin adi Çapariz Sokak’tir. Sagda solda meyhaneler vardir. Ortada bir çesme göreceksiniz. Çesmeden sonra sokagin adi degisir Kömürcü Sokagi olur. Bu sokak Çiftegelinler Caddesi’ne çikar. Caddeden sola sapin, ilerleyin caddenin adi Türkeli olacaktir. Sagda camii geçin, solda karakol binasini görünce hemen Nisanca Hamami Soka-gi’na sapin. O sokagin solunda Ermeni Patrikhanesi binasi vardir. Bu bina Hocapasa Yanginindan sonra 1912 yilinda yapilmistir. Simdi Ermeni Patrigi burada oturmaktadir.
Patrikhanenin karsisindaki kilise ise 17. asirda yapilip daha sonra yanan kilisenin yerine 1828 yilinda yapilan binadir.
Istanbul’daki Ermeniler
Ermenilerin Bati Anadolu’daki ilk ruhani merkezleri Kütahya’dir. Bu merkez daha sonra Bursa’ya nakledilmis, Fatih Sultan Mehmet Ermeni Piskopos Oyakim’i Bursa’da tanimis, istanbul’a getirtmis, Ermenilere patrik tayin etmis (1485).
Fatih Ermeni azinligin sadakatine emin oldugundan, sanatkâr, mive tüccar Ermenileri o zamanlar sehrin en önemli yerleri olan Top-kapi,„ Kumkapi ve Edirnekapi semtlerine yerlestirmis, Samatya’daki Su-lumanastir Kilisesi’ni Ermenilere vermis, Beyazit II. 1485 tarihinde bir ferman ile bu kilisenin Ermenilere ait oldugunu teyid eylemis.
1434 yilinda Kanuni Sultan Süleyman Van’i fethettikden sonra bu yöredeki sanatkâr Ermenileri Istanbul’a getirtmis. 1590 yilinda da Gürcistan’in fethinden sonra istanbul’a bu yöreden Ermeniler gelmis.
Osmanli Devleti Tanzimat Fermani ile diger gayrimüslimler gibi Ermenilere de esit vatandaslik hakki tanimis.
Atam Usta’nin Ayini Nasil Icra Olundu?
Kilise’nin sol tarafindaki siralara hanimlar, sag tarafindaki siralarina erkekler dizilmis, iki sira arasinda tam orta yerde bir masanin üzerine tabut konulmus.
Tabutun arkasinda yere küçük bir hali yayilmis. Halinin üzerine bir koltuk konulmus. Koltuk ile tabut arasinda, basinda kululatasi, sirtinda yerlere kadar inen cübbesi ile Ermeni Patrigi ayakta duruyor.
Patrik efendi, sadece kendi uygun gördügü kisilerin cenaze törenlerini onurlandirirmis.
Tam karsida süslü bir mimber var. Kadin ve erkek korosu armonia esliginde dini sarkilar söylüyor. Arada kadin ve erkek sesi ile sololar yapiliyor.
Papazlar dualar okuyor.
Bu sirada cemaat sessiz, saygili, ayakta töreni izliyor. Ne bir konusma ne bir hareket var. Bu yaklasik yirmibes dakika böyle devam ediyor.
Sonra dört görevli tabutu kiliseden disari tasiyor. Erkekler mezarliga gidiyor. Kadinlar kilisenin yanindaki salonda kaliyor. Erkekler me-zarlikdan tekrar kiliseye dönüp kadinlarla birlikte aile efradina taziyet-lerini bildiriyorlar…
Hos Bir Seda…
Su dünyada önemli olan “hos bir seda” birakarak gitmek. Atam Usta’nin ne çok seveni varmis. Ermeni vatandaslar yaninda çok sayida Müslüman dostu, eski müsterisi kilisede idi.
Rahmi Koç, Turgut Sunalp Pasa gibi, dükkanindan alis veris ettikleri için Atam Usta’yi taniyanlarin Kumkapi’daki kilisede ayine katilmalari ne kadar güzel bir hareket idi…
Topragi bol olsun.
p>

 

Sende yorum yap