Asgari vergi neden tartışılıyor?

, , Sende yorum yap

Asgari vergi is âleminde, özellikle banka sisteminde tepki ile karsilandi.
Neden böyle oldu?
Önce size bankalarin derdini rakamlarla sergileyin de, siz telasa gerek olup olmadigina karar veriniz.
Örnek olarak iki bankamizin ts Bankasi ile Emlak Bankasi’nin durumunu anlatacagim.
Bu iki bankanin “Varliga Dayali Menkul Kiymet” arz etmek için gazetelerde “Zorunlu Olarak” yayinladiklari ticari kâr ve mali kâr rakamlarini vereyim.
Sonra konuya gireriz.
1991 1991
Is Bankasi Emlak Bankasi
(Milyar R) (Milyar TL)
TICARI KÂR (ZARAR) 447 (483)
Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (+) 757 123
Istirak Kazançlari Istisnasi(-) 120 9
Hazine ve Devlet Tahvili Faizleri (-) 1.128 239
Diger Istisnalar (-) 726 652
MALI KÂR (ZARAR) (740) (1.252)
Yukaridaki rakamlara göre:
-Is Bankasi 199 yilinda bilançosu 447 milyar lira kâr göstermis. Fakat mali bilançosu 740 milyar lira zararla sonuçlandigindan, stopaj yergisi ve ekleri disinda kurumlar vergisi ödememis.
– Emlak Bankasi’nin 1991 yilinda ticari bilançosu 483 milyar lira, mali bilançosu 1.2 trilyon lira zarar ile kapandigindan Emlak Bankasi da kurumlar vergisi ödememis.
Asgari Vergi Ne Yük Getirdi?
Simdi bu iki bankanin 1991 yili bilanço rakamlarini kullanarak, gecen yil asgari vergi olsa idi ne yük altina gireceklerini hesaplayalim:
1. Is Bankasi’nin kurumlar vergisi matrani, “MALI ZARAR” oldugundan bunu SIFIR olarak alip buna asgari vergi matrahini olusturacak kalemleri ekle-yip asgari vergi matrahini bulalim:
1128 milyar TL. bono ve tahvil faizleri 726 milyar TL. diger istisnalar 1854 milyar. TL. asgari vergi matrahi. Is Bankasi bu matrah üzerinden % 23 asgari vergi ödese idi 426 milyar lira vergi mükellefiyeti dogacakti.
Bu vergi mükellefiyeti dikkat edilir ise bankanin ticari kârinin hemen hemen tamamini kapsamaktadir.
2. Emlak Bannasi’nin ticari kâri yok. Zarari var, Simdi Emlak Bankasi’nin asgari vergi matrahini bulurken; .normal olan zarari eksi alip, diger kalemleri eklemek degil mi?
Hayir”…Öyle degil…Kurumlar vergisimatrahi asgari vergi matrahina ekleniyor ama, zarar düsülmüyor..Zarar ne kadar büyük olur ise olsun dikkate alinmiyor, öbür kalemler toplaniyor;
239 bono ve tahvil faizleri
652 diger istisnalar
891 milyar TL. asgari vergi matrahi
Emlak Bankasi bu matrah üzerinde % 23 oraninda, 205 milyar TL. asgari vergi verecek idi. Bankanin 1991 yili zarari 483 milyar TL…Olsun…Fark etmez…Buna ek olarak 205 milyar TL. daha banka kasasindan çikacak.
Bankalarin itirazi Neye Dayaniyor?
Devlet, bankalarin Türk Lirasi mevduat olarak topladiklari paranin % 30’unun mutlaka hazine bonosu ve devlet tahvili satin almada kullanilmasi zorunlulugunu getirmis…
Bankalar diyor ki “…Biz bu tahvilleri zevkten degil, mecburiyetten aliyoruz…Hem kaynaklanmis zorunlu olarak bagliyoruz. Hem de bagli kaynaktan kazançla bagi olmayan bir vergi veriyoruz…Vergi kazançtan alinir. Vergi yatirimdan, sermayeden alinmaz ki…”
Bilindigi kadari ile bugün piyasada 60 trilyon liraya yakin degerde hazine bonosu ve devlet tahvili vardir.
Gene bilindigi kadari ile bunlarin 40 trilyon liralik kismi banka sistemindedir.
Maliye Bakanligi bu 40 trilyon liralik matrahi % 2g asgari vergi (ek vergi) kapsamina alarak, buradan yaklasik 6 trilyon liralik ilave gelir saglamak pesindedir.
Maliye Bakanligi bunu böyle düsünmektedir de, öte yanda banka sistemi ne olacak ona aldiris etmemektedir…
Acaba bugünkü yapisi ile, banka sistemi 6 trilyon liralik bir taze parayi kasadan çikarip Maliye’-ye öder ise ne olur?
Yatirim Indirimi Tesvigi ve Müktesep Hak Kavrami Nasil Sarsiliyor?
Yatirim indirimi Türkiye’de yerli ve yabanci sermaye yatirimlari için en önemli “tesvik araci”dir.
Eger devi»! herhangi bîr yatirimi ülke yararina görür ise, tesvik etmek için ona yatirim indirimi hakki tanir.
Yatirim indirimi, mütesebbisin sabit sermaye yatirimina tahsis ettigi kaynakla orantili olarak vergilen bir vergi bagisikligidir.
(Aslinda geçmiste bir baska acayiplik oldu. Devlet yatirim indirimi gibi bir vergi bagisikligina % 10 stopaj vergisi koydu. Vergi bagisikligi % 10 eksik uygulanmaya basladi.)
Örnegin devlet bir yabanci sermayeli kurulusun Türkiye’de gerçeklestirecegi ileri teknolojiye dayaii mikro-cips yatirimini tesvik için % 100 yatirim indirimi hakki verdi ve bu mütesebbis de Türkiye’de 1 trilyon liralik yatirim gerçeklestirdi varsayalim. Mikro-cips üreten kurulus üretime geçip, bilançolarinda ticari kâr göstermeye basladiktan sonra, bu ticari kârdan 1 trilyon liralik bir limit dahilinde .”yatirim indirimi” mahsubu yapabilecek ve (baska anlatimla toplam 1 trilyon liralik matrah) kurumlar vergisinden muaf olacaktir
Asgarî vergi istemi, “Yatirim Indirimi” tesvigi-nin de % 23 vergilendirilmesini öngörmektedir.
Yukaridaki örnege dönelim…Yabanci sermayeli mütesebbis, 1 trilyon liralik yatirim indirimi hakkini dikkate alarak bir yatirim gerçeklestirmis ise, bir de bakacaktir ki, 1 trilyon liralik tesvik % 10 yerine % 23 vergilenmis, yatirim indirimi 900 milyardan 770 milyar liraya düsmüs.
Ve de bütün bunlar “makable samil- geriye dönük” bir hak kaybina sabep oldugundan, yatirimin “fizibilite- yapilabilirlik/kârlilik” hesaplari altüst olmus…Kârli olacagi ümidiyle baslanan yatirim birden zararli hale geîmis.
Asgari Vergiye Karss Görüsler
Vergi isinden anlayanlar asgari vergi sistemini söyle tenkit ediyor:
Sorun getirilen asgari vergi maddesinin vergi sistemine ve verginin mali güce göre alinmasi ilkesine aykiri olmasindan kaynaklanmaktadir. Vergi sistemine aykiridir, çünkü sirketin kurumlar vergisi matrahi varsa kurumlar vergisi öder. Kazanç (matrah) yoksa vergi olmaz. Verginin mali güce göre alinmasi ilkesine (anayasa hükmü) aykiridir çünkü kazançtan fazla vergi alinabilmektedir. Yasa 11.7.1992 tarihinde Resmi Gazete’de yayinlanmis olmasina ragmen 1.1.1992 tarihinden geçerli kilin- mistir. Bir anlamda geçmise dönük çikarilmistir. Bu da devlet ciddiyeti ile bagdasan bir islem degildir. ‘
Asgari vergi oraninin % O ila % 46 arasinda te- spiti konusunda Bakanlar Kurulu yetkili kilinmistir. Bu yetkinin hemen kullanilmasi yanlistir. Çünkü isler devam etmekte ancak ödenecek vergiler bilinmemektedir.
1. Prensip itibariyle hiçbir kanun ve karar “ma- kabline samil” olmamalidir.
2. Kanunun 11.7.1992 tarihinde yayinlanarak yürürlüge girdigine göre kanunlarin “mukabline sa-milolmamasi gerektigi” ana prensibinden hareketle 1992 yili gelirlerine uygulanmamasi gerekir. Bakanlar Kurulu Karari ile 1992 yili için asgari vergi orani sifir olarak belirlenmelidir. Müteakip yillarda uygulanacak asgari vergi oranlari önceki yilin aralik ayinda belirlenip ilan edilmelidir.
3. Bakanlar Kurulu asgari vergi orani konusunda biran evvel karar almalidir. Çünkü müesseseler aylik veya üç aylik dönemler itibariyle bilançolarini tanzim edip borsaya veya ilgili diger mercilere verirken nasil ye ne nispette vergi uygulanacagini bilememektedirler. Farkli yergi nispetlerini esas alan bilançolarin mukayesesi kisileri yaniltici sonuçlara götürmektedir.
4,11.7.1992 tarihinden önce tesvik beglesi alip yatsrim indirimi istisnasina hak kazanan sirketlerin bu yatirimlarina, yatirim indirimi istisnasi tamamen kullanilana kadar asgari vergi uygulanmamalidir.
5. Ülkenin ekonomik politikasinda önemini koruyan ihracat istisnasi, gayrimenkul-istirak hissesi satis kârlari istisnasi, yatirim indirimi, emisyon primleri istisnasi gibi istisnalar Bakanlar Kurulu Karari ile asgari vergi .kapsami disinda tutulmalidir.

 

Sende yorum yap