ANAP kendi malı “uzun dönemli kalkınma stratejisi”ne sahip çıkmıyor

, , Sende yorum yap

Yedinci Bes Yillik Kalkinma Plani Strateji-
si’nin TBMM’nde tartismasi basliyor.
Yedinci Bes Yillik Kalkinma Plani Stratejisi
“5 yillik” bir strateji. 1962 yilinda planli dö-
nem, “15 yillik uzun dönemli bir perspektif
strateji” ile basladi. 1972 yilinda Üçüncü Bes
Yillik Kalkinma Plani ile birlikte “20 yillik uzun
dönemli bir perspektif strateji” benimsendi.
Turgut Özal’in, Anavatan Partisi’nin kurulu-
su nedeniyle 20 Mayis 1983 tarihinde açikta-
digi “program” gerçek anlamda bir “uzun va-
deli kalkinma stratejisi” niteliginde idi.
Iyi bir karsilastirmada, TBMM’nde tartisil-
makta olan Yedinci Bes Yillik Kalkinma Plani
Stratejisi’nin 20 Mayis 1983 programindan
pek farkli olmadigi görülür.
Isin ilginç yani su: Türkiye’de çok kisi Turgut
Özal’in 1983 “programini” unuttu.
Ya ANAP ne yapiyor? ANAP’in su anda,
20 Mayis 1983 programini tartisma gündemi-
nin basina oturup, “Bakiniz bizim partimiz
Türkiye’nin uzun vadeli kalkinma stratejisini
bundan 12 yil önce belirlemisti.. Oniki yil ön-
ce belirlenen strateji o kadar güzel idi ki, bu-
gün bile degistirilmesine gerek yok. Biz bu
stratejinin sahibiyiz.. Takipçisiyiz…” diyerek
yeri gögü inletmesi gerekir.
Çok kimse 20 Mayis 1983 tarihli “prog-
ram”in metnini bugün bulamaz. Belki
ANAP’lilar da unutmustur. Bu nedenle dün
belli bölümlerini yayinladim. Bugün tarim ve
sanâyi bölümleri ile sosyal politikalar, kamu
idaresi bölümlerinin belli kisimlarini sayin oku-
yucularima özetleyecegim:
KÖY VE TARIM
Halen nüfusumuzun yarisi tarimla istigal
etmektedir.,Milli gelirin dagilisi bakimindan
sehirlerde ve köylerde yasayanlar arasinda
büyük fark görülmektedir.
Basta tarimin mekanizasyonu olmak üze-
re muhtelif sebeplerle köylerden sehre go-
çün önümüzdeki yillar boyunca devam ede-
cegi muhakkaktir:
Bu bakimdan tarim sektöründe hizli bir
gelismenin saglanabilmesi için ilkeler asagi-
da belirtilmistir:
– Baslica , su, elektrik olmak üzere köy
ve sehir arasindaki altyapi ve medeni im-
kan farkliliklari giderilmelidir.
– Tarim ue tarima dayali sanayi iliskileri
üretim-pazarlama zinciri içinde bir bütün
olarak ele alinmalidir.
– Ormanlarimizda modern isletmecilik
esaslari uygulanmasi, ormanla orman köy-
lüsü arasinda iktisadi iliskileri güçlendire-
cek tedbirlerin alinmasi gerekmektedir.
– Hayvanciligin ve buna dayali et, süt ve
diger ürünler sanayi ile su ürünlerinin her
yönüyle,gelistirilmesi zorunludur.
– Tohumculugun gelistirilmesi için gerekli
bütün tedbirler ve tesvikler alinmalidir.
– Gübre tarim alet ue makineleri sanayi ve
tarimsal ilaçlar konusunda yatirimlar tesvik
edilmelidir.
– Yeralti ve yerüstü sulama faaliyetleri hiz-
landirilmalidir.
– Tarim ürünlerinde kalite ishali, standar-
dizasyon ve ambalajlama konularina büyük
önem verilmelidir.
– Üretimin verimli bir sekilde yapilabilmesi
için krediler yeterli seviyeye getirilmeli, te-
minat sistemi makul esaslara baglanmali ve
kolaylastirilmali; tarim ürünlerinin en iyi
sekilde degerlendirilmesi için kredi ve pa-
zarlama destegi saglanmalidir.
– Tarimda teknolojik gelismenin ve iktisa-
di verimliligin dikkate alinarak, çiftçi ailesi
gelirinin aile basina ortalama milli gelir se-
viyesine yükseltilmesini öngören bir tarim
reformunun yapilmasini faydali buluyoruz.
– Tarimsal arastirma ve yayim hizmetleri-
ne agirlik verilmelidir.
– Devletin köye ve tarima hizmet veren ku-
ruluslari ayni çati altinda toplanmalidir.
– Tabii sartlar ve afetler dolayisiyla çiftçi-
nin ugradigi zararlarin telâfi edilmesini zo-
runlu görüyoruz.
SANAYI
Sanayi en hizli gelisme potansiyeline sa-
hip olan sektördür. Sanayilesme politikami-
zin esasini, genel kaide olarak devletin dog-
rudan sanayi tesebbüslerine girmemesi, bu-
nu millete birakmasi teskil eder. Devlet sa-
nayilesmede tesvik ve tanzim edici bir rol
oynamalidir.
Sanayilesme politikamiz hedefi modern
ve gelismis ülkelerin sanayilesmis ülkelerin
sanayilesme seviyesine erismektir.
Sanayilesmenin verimli ve süratli bir sekil-
de realize edilebilmesi, yapisal degisikligi de
içine alan bir programin uygulanmasini zo-
runlu kilmaktadir. Bu programin temel il-
keleri söyledir.
– Sanayinin bütün yurda pratik ve gerçek
ölçülerde yayilmasi için devletin altyapi ve
hizmet yatirimlarini yapmasi.
– Sanayi tesislerinin düsük maliyette ve
düzenli olmasi için organize sanayi. bölgele-
rine önem verilmesi,
– Yatirimlarin ve ihracatin tesvik edilmesi,
– Sanayideki asiri gümrük korumalarinin
makul seviyelere getirtilmesi,
– Teknoloji ve mühendislik bilgisinin
memlekete kolay akisinin temini;
– Kamu iktisadi tesebbüslerinin zaman içe-.
risinde millete devredilmesi,
– Sanayide devlet tekelleri dahil, tekellerin
kaldirilmasi,
– Enerji ve maden konularinda gelismenin
hizlandirilmasi için fertlere ve fertlerin
meydana getirecegi kuruluslara devletin
tespit edecegi esaslar dahilinde yatirim ve
isletme hakki verilmesi;
– Dis yatirimlarin tesviki için karsilikli
menfaatleri dengeleyen isttkrarli bir orta-
min tesis edilmesi.
HIZMETLER
Gelismis veya gelismekte olan ülkelerde
milli gelirin yarisi veya yaridan fazlasi hiz-
met sektöründe tesekkül eder. Sosyal gelis-
menin, tarimin ve sanayiin gelismesi hizmet
sektörüyle dogrudan ilgilidir. Istihdamin en
yogun oldugu sektördür.
Ülke ekonomisinin disa açilmasinda, dis
ödemeler dengesinin tesisinde, ihracat ve
dis pazarlama ile birlikte dis müteahhitlik
hizmetleri öncelik tasimaktadir.
Iç ve dis ticaret, turizm, müteahhitlik, tasi-
macilik ve transit tasima hizmetlerinin ko-
laylastirilmasini ve gelistirilmesini saglana-
cak tedbir ve tesviklerin alinmasini zorunlu
görüyoruz.
ESNAF VE SANATKAR
Iktisadi ve sosyal bünyemizde, hizmet,
üretim ue istikrar unsuru olarak esnaf ue
sanatkârin önemli bir yeri vardir. Esnaf ve
sanatkârlar emek ve sermayenîn birlestigi,
tesebbüs gücünün gelismesi için tabii sartla-
rin mevcut oldugu meslekler toplulugudur.
Iktisadi ue sosyal yapimizin temel unsurla-
rindan saydigimiz esnaf ve sanatkârlarin
kredi ue pazarlama imkanlarinin, sanayi
iliskilerinin iyilestirilmesi, egitim, bilgi ve
teknik Yardim Yönünden güçlendirilmeleri,
küçük sanayi sitelerinin gelistirilmesi, mes-
leki dayanismayi tesvik edici tedbirlerin
alinmasi gerekmektedir.
SOSYAL POLITIKANIN ESASLARI,
Kalkinmada asil hedef sosyal gelismenin
saglanmasidir.
Sosyal gelismenin sürekliligi ve gerekli
kaynaklarin artan bir sekilde temini iktisadi
gelisme ile yakindan ilgilidir. Bu itibarla
sosyal ve iktisadi gelisme arasindaki ahen-
gin ve dengenin korunmasi önemlidir.
Hedef olarak sosyal adaletin, firsat esitli-
ginin saglanmasi, refahin yayginlastirilmasi
sosyal politikamizin temel unsurlarini mey-
dana getirir.
SOSYAL KALKINMADA DEVLETIN ROLÜ
Istihdam, egitim ve ögretim, saglik, konut
sehirlesme ile ilgili hizmet ve faalivetlerin
tanzim, tesvik ve yönlendirilmesini sosyal
kalkinmada devletin tabii görevleri arasin-
da sayariz:
Çiftçi, küçük esnaf ve sanatkâr, isçi, me-
mur, emekli, dul de yetimler ile kimsesizle-
rin sosyal güvenlige kavusturulmalari, egi-
tim ve ögretimde firsat ve imkan esitliginin
saglanmasi, bütün vatandaslarimizin saglik
hizmetlerinden yararlanmalari sosyal gü-
venlik anlayisimizin esaslarini teskil eder.
Devletin sosyal güvenlik ve sosyal yardim
politikasi ve uygulama esaslari ölçülü, çalis-
mamayi tesvik edici degil, muhtaçlarin ko-
runmalarina gelismelerine yararli hale gel-
melerine yönelik olmalidir.
Devlet gönüllü sosyal dayanismayi; bilhas-
sa geleneksel sosyal dayanisma esaslarini
ve kuruluslârini, toplumumuzun temelini
teskil eden aile sistemi içindeki sevgi, sefkat
ve saygidan kaynaklanan tabii sosyal daya-
nismayi idame ve tesvik edecek tedbirleri
almalidir:
KAMU IDARESININ ESASLARI
Kamu idaresinin müessiriyetini artirmak
maksadiyla bugüne kadar yapilan çalisma-
larda meselenin gerçek sebeplerine inilme-
digi için basarili olunamamistir.
Vatandasa sunulacak hizmetlerin etkili ve
verimli olmasi kamu idaresinin süratle ka-
rar alabilmesine, basit ve formaliteden uzak
bir sekilde çalismasina baglidir. Bunun esa-
sini devletin memuruna memurun vatanda-
sa itimadi teskil eder. Iltimas esas, süphe is-
tisnai olmalidir.
DEVLET MEMURLARI
Devlet memurlarini, memleketimiz ve milletimiz için genel mahiyetteki islerin yürütülmesinde oldugu kadar, devlet ile vatandas arasindaki iliskilerin tanziminde temel unsur görürüz.
Memur devletin devamliligini, itibarini
temsil eder. Bu bakimdan terfi taltif ve üc-
ret sisteminin çalismayi ve basariyi tesvik
edecek sekilde yönlendirilmesi sarttir.
Devlet memurlarini yetki ve sorumlulukla-
rina paralel olarak, görevlerini güven içinde
ifa edebilmeleri için ücret ve sosyal imkan-
larinin yeterli seviyeye getirilmesi; mesleki
ve idari yönden gelismelerini saglamak üze-
re bilgi, görgü, lisan gibi imkanlarin artiril-
masi büyük önem tasimaktadir.
Bilhassa geri kalmis bölgelerimizdeki dev-
let hizmetlerini arzu edilen seuiyeye yüksel-
tilebilmesi, burada çalisan memurlarimizin
ücret ue sosyal imkanlarinin iyilestirilmesiy-
le yakindan ilgilidir.
Memleketimize uzun yillar hizmet etmis
emekli memurlar ile ilgili sosyal ve iktisadi
tedbirlerin sürekli degisen hayat sartlarini
dikkate alacak sekilde düzenlenmesi gerek-
tigine kaniiz.
MAHALLI IDAREGER
Mahalli idareler, il, belediye ve köylerimi-
zin müsterek mahalli ihtiyaçlarinin saglan-
masinda ana kuruluslardir.
Kamu idaresinde merkeziyetçiligin azaltil-
masini; bilhassa hizmetlerin müessir; süratli
ve verimli bir sekilde yapilabilmesi için ma-
halli idarelerin yetkiler ve imkanlar yönün-
den güçlendirilmesini zorunlu görüyoruz.
Yetki ve sorumlulugun kamu hizmetinin
gereklerine uygun olmasi sarttir.
Degisik birimler tarafindan adini maksada
dönük olarak yürütülen hizmetlerin bir ara-
da toplanmasi, etki ve sorumluluklarin da-
ginikliktan kurtarilarak teskilatlanmada sa-
delesmeye gidilmesi, bakanlik ve her seviye-
de teskilat sayisinin asgariye indirilmesi zo-
runludur. Buna mukabil kararlarin ve hiz-
metlerin aksamasina ve tikanmasina sebep
olan asiri merkeziyetçi birimlerde ise yetki
ve sorumluluk hiyerarsinin yeniden tarifi ve
tespiti gerekmektedir. Vatandas islerinin
dogrudan yerinde çözülebilmesini teminen
mahalli tesktlatlarin yetki ve sorumluluklari
artirilmalidir.
Ana hatlariyla belirtilen bu tespitler ve he-
defler, kanunlarin, mevzuatin ve teskilat-
lanmanin bir bütün olarak dikkate alindigi
rasyonel bir idari reformun yapilmasini ge-
rektirmektedir.
Takip edecegimiz iktisadi politikaya para-
lel olarak kamu sektöründe çalisanlarin sa-
yisinin artirilmasi yerine, memurlarin daha
seçkin olmalari ve tatminkar ücret almalari
saglanacaktir.
Böylece milli ekonomide kayiplara sebep
oldugu kadar vatandaslarimiz için eziyet
teskil eden bürokratik formalitelerin de
kendiliginden asgariye indirilmesi veya or-
tadan kaldirilmasi temin edilmis olacaktir.
Sayin okuyucularim… Eger izleyebildiniz ise,
iki gündür bu sütunda Özal’in 1983 prog-
raminin ana hatlarini özetledim. Simdi lütfen
söyleyiniz… Uzun dönemli bir kalkinma strate-
jisi olarak bu ülkede bunlardan baska neler
söylenebilir… Sonra unutmayiniz ki, önemli
olan söylemek degil, yapabilmek.

 

Sende yorum yap