AKTİF POLİTİKAYI BENİMSEMEDİKÇE YABANCI SERMAYEDE GELİŞME SAĞLANAMAYACAK

, , Sende yorum yap

AKTİF POLİTİKAYI BENİMSEMEDİKÇE YABANCI SERMAYEDE GELİŞME SAĞLANAMAYACAK

Olayların İçinden

Türkiye 1950’lerden bu yana yabancı sermaye bekliyor… Yabancı sermaye hareketlerinin hızlandığı ve Türkiye’de Devlet Planlama Teşkilatı’nın ülkeye daha fazla yabancı sermaye çekmenin yollarını aradığı 1965-1970 yıllananda yabancı uzmanlar bizi uyardı: “Oturduğunuz yerde yabancı sermayeyi bekleyecek yerde aktif politikayı benimseyin. Hangi konularda yabancı sermaye yatırımı bekliyor iseniz, o sektörün liderlerini bulun. Onlara özel imkanlar sağlayın. Ülkeye getirin. Bölge veya dünya pazarı için üretim merkezi kurmalarını sağlayın” dediler.

Biz bu önerileri dikkate almadık. Aktif politika ile Türk ekonomisi için önem taşıyacak yabancı sermaye yatırımlarına özel teşvikler uygulayacak yerde genel teşviklere yöneldik. Her şeyi teşvik etmek hiçbir şeyi teşvik etmemek demektir. Küçüğe de, büyüğe de, istenilene de, istenilmeyene de aynı teşvik uygulanınca sonuç alınamıyor.

Yabancı yatırımcı Türkiye’de neden büyük ölçekli, ileri teknolojiye dayalı yatırım yapsın?

Türkiye daha ucuz maliyetli üretimemi imkân veriyor? Altyapısı mı üstün? Iç pazarımı büyük? Alternatifi mi yok?

Dikkat edilir ise bugüne kadar Türkiye’de yatırım yapan yabancı sermayeli kuruluşlar küçük Türkiye pazarını hedef alan yatırımlar yapmıştır. O küçük Türkiye pazarı daha da küçülünce mecburiyetten ihracata yönelmiştir.

Bizim yabancı yatırımcıya, “Türkiye’de yatırım yapınız. Türkiye’nin vereceği imkanlar eski Sovyet bloku ülkelerininkinden, Çin’inkinden Asya ülkelerininkinden üstün” demek imkânımız yok.

Biz yabancı sermayenin yatırım yapmak için kapıda beklediğini ama, bizim mevzuatımızın girişi önlediğine inanmışız. İnanıyoruz….

Bunun için devamlı mevzuat değişikliği arayışındayız. Ve de her mevzuat değişikliği sonunda “Bu defa mutlaka gelecekler” ümidine kapılıyoruz.

Yabancı sermaye yatırımlarında dünyada akımlar devamlı değişiyor. Şimdilerde üretim oynak hale geldi. Maliyetin en ucuz olduğu ülkelerde yatırım yapılıyor.

Bu demek değildir ki, artık yabancı sermayeden ümidi keselim. Hayır… Yabancı sermayeden ümit kesmeyelim ama oturup bekleyecek yerde yabancı sermayenin pesine düşelim.

Son olarak “Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları” kanunu ile teşvik sistemi yeniden yapılandırıldı. Şirket kurmak kolaylaştırıldı.

Açık  anlatımıyla  mevzuattaki darboğaz ortadan kaldırıldı.

Bundan sonra Devlet Planlama Teşkilatı ülkenin hangi alanlarda yabancı sermaye yatırımına ihtiyacı olduğunu belirlemeli, hükümet ise bu bilgilere dayalı olarak konusunda önder yabancı yatırımcıların pesine düşmelidir…

Yabancı otomotiv firmaları Türkiye’ye iç pazar için gelmişti. Iç pazar daralınca mecburiyetten ihracata yöneldi. Ama beklenmeyen bir şekilde ihracatta başarılı oldu. Otomotive parça sağlayan yan sanayi gelişti… Hükümet bu akımı iyi değerlendirerek, ihracata yönelen yabancı otomotiv gruplarının kapasite artırımını teşvik edebilir. Türkiye bu sektörde üretim merkezi haline gelebilir.

Bu bir örnektir. Bu örnekten yola çıkılarak az sayıda ama gelişme potansiyeli olan sektörde önemli yabancı yatırımcıların Türkiye’ye getirilmesine çalışılabilir.

Bundan sonra büyük ölçekli, İleri teknolojiye dayalı yabancı sermaye yatırımı için Türkiye’ye ancak aktif bir politika ile getirilebilir.

Tevfik GÜNGÖR

 

Sende yorum yap