AET’ye müracaat ettik. Sanayiin korunmasından vaz mı geçeceğiz?

, , Sende yorum yap

Türkiye’nin AET’ye tam üyelik müracaati, uzun dönemde Türk iye’deki tarim, sanayi ve hizmet isletmelerini, AET ülkeleri nin rekabetine açmayi kabul etmek anlamina gelir.
Bugüne kadar “degisik biçimde korunan” Türk isletmeler, “bir gün içinde tam rekabete açilabilir mi?” AET’ye müracaat “formalitenin baslatilmasidir”. Formaliteden sonra gündeme gelecek yiginla konunun arasinda önceligi olan konu “koruma”dir. Surasi da açiklikla bilinmelidir ki, “tam reka betden söz eden sanayilesmis ülkelerin tamami, milli üretim bi rimlerini su veya bu sekilde, su veya bu ölçüde korumaktadir.”
Türkiye’nin bundan sonra izleyecegi koruma politikalarinin be lirlenebilmesi için, konunun bugünden tartismaya açilmasinda yarar vardir.
Gelismekte olan bir ekonominin degisik sektörlerindeki üretim birimlerini, “korumasiz” olarak, AET ülkelerinin rekabetine açmak, daha baslangiçta mevcut birimlerin çökmesini göze almak, yeni yatirimlardan vazgeçmek demektir.
Kaldi ki, günümüzde, en gelismis ekonomilerde bile, milli üre tim birimlerinin korunmasi için degisik uygulamalar sürdürülmek tedir.
Türkiye’de (tarim-sanayide) alt yapinin yetersizligine, kaynak kitligina ve gecikmeye ragmen, ortaya çikan degisik boyutdaki üre tim birimleri, 50 milyonu asan nüfusun talebini karsilama yanin da, yilda 8-10 milyon dolar dissatim yapabilecek bir güce eristik den sonra, “uzun vadeli stratejik politikalara dayali olmayan” (it halat Rejimleri ve ithalat Kararlarina dayali bazi hatali uygulama lardan) olumsuz etkilenmeye baslamislardir.
AET ülkelerinin benimsedikleri ve uyguladiklari Sarbest Piyasa Ekonomisinde esas olan “dis ticaret serbestisidir”. Ancak “dis ti caret serbestisinin” de bir siniri vardir:
– Bir yanda bu serbestinin, mevcut üretim birimlerinin kapan masina, küçülmesine neden olmamasi, yeni yatarimlari caydirma masi gerekir.
– öte yandan “korumanin” (tüketicinin istismarina) neden ol mamasi, (kötü kalite, pahali mal üreten birimlerin dogmasina) yol açmamasi gerekir.
Bu iki ters etkinin, ülke ekonomisi yararina dengelenmesi:
– Üretim birimlerinden, uzun dönemde rekabet sartina sahip olanlar ile,
– Rekabet sansi bulunmasi bile, ülke çikarlari bakimindan yasa-masi ve gelismesi gerekenlerir(korunmasiz) ihtiyacini ortaya çika rir.
Üretime girmekte geç kalan, kaynaklari yetersiz, kurulu kapa sitelerin ölçekleri küçük bir ekonominin, “korumadan tümüyle vazgeçmesi” üretimden tümüyle vazgeçip, bir açik pazar olmayi kabullenmesi demektir.
Bir açik pazar olarak yasamak ise, “açik pazann tüm ta lebini ithalat ile karsilamanin gerektirecegi agir döviz faturasini” ödeyebilecek bir (döviz gelirine sahip olma ya) baglidir.
Türkiye mevcut üretim birimlerini (tarimda-sanayide) ekonomik boyutlara ulastirmak, bu birimlerde dünya kalite sinde ve dünya fiyatinda üretim yapmak zorundadir.
Her sektörde ve her üretim konusunda bu tip bir hedefin ger çeklesmesi imkansizdir.
Rekabet sansi olacak sektörler ve üretim bilimleri iki yoldan be lirlenir:
Serbest piyasa ekonomisinin “tam rekabet kosullarinda” (öl dürücü rekabet imkani yaratilir). Çökenler silinir. Kalanlar yasar. Türkiye gibi kaynaklari kit ve pahali bir ülkenin bu lüksü kaldir masi imkansizdir. Kaldi ki, (emeklemeye yeni baslayan milli üretim birimlerinin), (yillarin imkanlariyla gelismis, güç lenmis dis devler ile) ayni minderde, esit sartlarla gürese çikmasi pesin yenilgiyi kabul anlamina gelir. Bu durumda yapilacak olan, emekleme çagindaki birimlere belli bir koruma ile koruma ile güçlendirilmesi, büyümesinin, rakipleri ile ayni boya gelmesinin, ayni teknikleri ögrenmesinin beklenme si sonra, ayni minderde karsi karsiya gelmelerine izin verilmesî-‘dir.
– Ancak (emeklemeye yeni baslayan milli birimlerin) tü münün korumaya alinmasi (her halde rekabet sansi bu lunmayan belli sektör ve üretim konularinda) kaynak is rafina neden olabilir, tste bu konuda da Devlet kuruluslari nin görevi, üreticilere arastirmalarla yol göstermek, (firma ba zinda degil fakat sektör bazinda sübjektlf ölçülere degil, objektif ölçülere dayali) uzun vadeli koruma stratejileri be-lirlenip ilan ederek, üretimcilere ve yatirimcilara yol gös termektir.
En zararli uygulama Devlet kuruluslarinin yillik “koruma” uygulamalari tesbit etmeleri ve hatta yil içinde koruma uygulamalarini sektör ve üretim birimi ve hatta firma, ba zinda degistirmeleridir.
Bu tip bir uygulama öncelikle “yatirim sevkini kirar”. Yeni yati rimlari önler.
Hatali koruma uygulamalari mevcut üretim birimleri nin çökmesine (bu arada bazi birimlerin haksiz rantlar sag lamalarina) yol açar. Ithalat faturasini büyütür. Ekonomiye Ödeyemlyecegi agir faturalar getirir.
Önemli olan “koruma” politikalarinin bir bütünlük için de uzun vadeli olarak tesbiti ve devamlilik gösteren bir uygulamanin baslatilmasidir.
Üretim lartisi ve yeni yatanmlarla üretim kapasitesinin büyütül mesi ve AET pazarlarinda rekabet sansi olan üretimin gerçeklesti rilmesi buna baglidir.

 

Sende yorum yap