AET konusunda Özal hükümetinin başarısı

, , Sende yorum yap

Özal Hükümeti “AET’ye tam üyelik müracaatinin ilk asamasinda” basari saglamistir.
Bu basari, Türkiye’nin son yillarda “uluslararasi arena larda sagladigi en önemli neticedir.”
“Neden olmus, nasil olmus?” önemli degildir, önemli olan neticedir. Neticede AET Bakanlar Konseyi, Türkiye’nin tam üyelik basvurusunu Komisyona havale etmistir. Istek, daha ilk ka demede geri çevrilmemis, isleme konulmustur. Islem uzun sürer, kisa sürer ama bu arada iliskiler kesilmez, zayiflamaz tersine güç lenir.
Bu basarida Turgut Özal’in kisisel payi vardir. Devlet Bakanligi koltuguna kisa süre önce oturan Prof. Dr. Ali Bozer’in payi var dir. AET üyeligi konusundaki kararliligini çok açik sekilde ortaya koyup belki de abartarak) devamli tekrarlayan Türk sanayicileri nin ve onlarin temsilcisi IKV’nin payi vardir. “Kapansin mi, Oda lar Birligi’ne devredilsin mi, yoksa basindaki Dr. Ürgüplü atilsin mi” tartismalari sürüp giden IKV Brüksel Bürosu’nun payi vardir. Disisleri Bakanligi’nin payi var midir? Bu soruya cevap vermek güç tür. Çünkü, son yillarda Disisleri Bakanligi’nin “AET uzmani ola rak Brüksel’de görevlendirdigi temsilcilerinin hemen tamami”, ko nuya olumsuz yaklasmislar, AET’nin Türkiye’yi istemedigi görü sünü devamli olarak islediklerinden, “eyleme geçememislerdir.”
1. Türkiye AET’ye tam üyelik basvurusunu zamaninda yapmistir. Bu zamanlama nedeniyle basvuru talebi önceki gün Lüksemburg’ da baslayan Avrupa Toplulugu Disisleri Bakanlari Konseyi top lantisinin gündemine girebilmistir.
2. Türkiye, Konsey’in dönem baskani Belçika Disisleri Bakani Tindermans ile iyi iliskiler kurup gelistirmis ve Tindermans’in da vaya sahip çikmasini saglama basarisini elde etmistir.”
Tindermans 27 Nisan 1987 tarihinde Lüksemburg’da Konsey toplantisi baslamadan önce Alman Disisleri Bakani Genscher ile bir ikili görüsme yaparak, Almanya’nin destegini istemistir.
Genscher telefon ile Alman Basbakani Helmut Kohl’a “Tinder mans’m açiklamalarini ikna edici buldugunu” bildirmistir. Daha ön ce Turgut Özal’in yardim talebinde bulundugu Kohi, küçük bir ka bine toplantisi yaparak, Türkiye’nin tam üyelik basvurusunu des tekleme karari almis ve bu karari Genscher’e duyurmustur.
3. Dönem Baskani Tindermans, Türkiye’nin basvurusunu ög leden sonraki oturumda tartismaya açmistir. Iki ülkenin, Lüksem burg’un ve Yunanistan’in disisleri bakanlari disinda olumsuz gö rüs belirten olmayinca, Tindermans Dönem Baskani sifatiyla, bas vurunun “hazurunun genel tasvibi karsisinda oylamaya gerek görülmeden” Komisyona havale ettirmistir.
4. Komisyona havale karari “basarinin odak noktasidir.” Çün kü Bakanlar Konseyi’nde oylama yapilmasi ve oylamada bir tek menfi rey çikmasi halinde (ki, Yunanistan’in menfi rey verecegi biliniyordu), Türkiye’nin basvurusunun uzun bir süre ertelenmesi sözkonusu olacak idi. (Ingiltere’nin basvurusunda, Konsey’de oy lama yapilmis ve Fransa’nin menfi oyu nedeniyle basvuru Komis yon’a yillarca havale edilememis, Ingiltere’nin basvurusu askida kalmis idi).
5. Toplanti sonunda yapilan açiklamalarda, basin toplantilarin da Dönem Baskani Tindermans’a Lüksemburg ve Yunan temsil cilerinden suçlamalar, hücumlar olmustur. Adi geçen iki kaynak belli noktalar üzerinde durmaktadir:
a. Komisyon’a havale ile is bitmemistir. Komisyon raporu Kon sey’de oylanacaktir. Konseyden kararin ittifak ile çikmasi gerekir. Konsey’de herhangi bir üye ülke, tek bir rey ile Türkiye’nin tam üyelik kararini engelleyebilir.
b. Bugüne kadar mevcut olmayan, yeni bir mevzuat (Tek Se net diye adlandirilan yasa) , üyelik konusundaki Konsey kararlari nin Avrupa Parlamentosu’nda oy çokluguyla onaylanmasi sartini getirmistir. Demokrasi, insan haklari gibi konularda hassas olan ve çogunlugu sol egilimli üyelerden kurulu Avrupa Parlamentosu bugünkü yapisiyla Türkiye’ye karsi davranis içindedir.
Su olmus bu olmus… Sonuçta Türkiye’nin basvurusu Komis yon’a havale edilmistir.!
Bu konudaki gayretleri için Tindermans’a tesekkür etmek mutlaka ve mutlaka gereklidir
Ama unutmamak gereklir ki “Babamizin oglu olmayan Tindermans’i Türkiye’nin davasinin pesine düsürmek, “da vanin bas adami haline getirmek” büyük bir basaridir.
Demek ki, biraz çaba gösterilir ise, Türkiye’nin Bati dünyasinda da birseyler yapabilmesi, bir yerlere gelebil mesi mümkün olabiliyormus.” Bu gerçegi görüp, sorumlula rin moral kazanmasi” gerekir. Sonucun küçümsenmemesi, bu so nuçta rolü olanlarin “tebrik edilmesi”, benzer konularda, benzer basarilara yol açar.

 

Sende yorum yap