1989’DA NELER OLACAK?

, , Sende yorum yap

Basbakan Turgut, Özal’in “kafasinda neler var?” Basbakan Turgut Özal bugüne kadarki uygulamalarla “kisirdöngüden” çikilamayacagina inanmaya baslamis ise, en kisa zamanda “radikal” tedbirleri uygulamaya koyacaktir.
Alinacak radikal tedbirlerin cinsine ve de siddetine göre 1989 yilinda Türk ekonomisinde neler olacagini bugünden kestirmek imkânsizdir.
Yok eger, Basbakan Turgut Özal, “ekonominin ufak tefek müdahaleler ile, kendi kendine düzelecegine iliskin inancini sürdürüyor ise” (ki simdilik bunun böyle oldugu görülmektedir) 1989 yilinda ekonomide sunlar olacaktir:
Enflasyon Kontrol Altina Alinamayacak
Enflasyonun kontrol altina alinabilmesi için, enflasyonun sebeplerinin ortadan kaldirilmasi, 1983 yilindan buyana son bes yildir sürdürülen uygulamalarin degistirilmesi gerekir. Bu konuda ne ciddi bir tesebbüs, ve ne de niyet vardir.
Türkiye’de iç borçlarin yillik faiz yükü ile dis borçlarin faiz ve anapara ödemelerini karsilayacak dövizin satin alinmasi için gerekli finansman yükü Hazineyi zorladigi sürece, Hazine saglam olmayan kaynaklari kullanma ve de enflasyonu besleme mecburiyetindedir.
Iç borçlar erken ödenmeden, dis borçlar ertelenmeden Türkiye’de enflasyonu kontrol altina almak çok güçtür.
Faizler Asagi Inmevecek
Türkiye’de artik birçok sey degismistir. Nasil dövizin sun-i kuru tesbit edilmez ise, faizlerin de “Devlet zoru ile” ucuzlatilmasi mümkün olamaz.
Böyle bir seye tevessül edildiginde, tasarruflar alternatif yatirim alanlarina, altina, dövize, gayrimenkule kayar.
1989 yilinda enflasyon kontrol altina alinamayacagina göre faiz oranlarinda çok büyük düsme beklenmemelidir.
Bankalarin mevduata ödeyecekleri faizi düsürmeleri, kredi fiyatinin asagi çekilmesine imkan vermeyecektir.
Unutulmasin: Pahali banka kredisinin faizini namus borcu olarak ödeyen “Saf ve bakir ve de namuslu Anadolu çocuklari” gerçekte, hem kendi kredilerinin faizini ve hem de bankadan krediyi alip, üzerine yatan, açikgöz “Anadolu Tosunlarinin” faizini ödeme durumundadirlar.
Dolar Fiyati Üçbin Lirayi Asacak
Dolari fiyatinin bugünkü seviyesi gerçekçi degildir. Merkez Bankasi dolari sun-i olarak operasyonlarla asagida tutmaktadir. Mevcut enflasyon rakamlarina göre 1989 yili basinda dolarin gerçekçi fiyatinin 2.200 liralarda dolasmasi gerekir.
Dolar sun-i olarak “ila nihaye” desteklenemez:
– Dolari asagida tutmanin Hazineye bir mali külfeti vardir. Bunu Hazine uzun süre kaldiramaz.
– Dolari düsük fiyatta tutmak, ihracati caydirir. Hele, hele vergi iadeleri ve ek tesviklerin kaldirilmasindan sonra, dolarin gerçekçi fiyatla alinmasinin önemi büyümüstür.
– Düsük fiyatta Israr etmek, ithalatdaki maliyetleri ucuzlatarak, iç ve dis piyasa arasindaki rekabet dengesini de bozar.
Yilin ortalarina dogru dolar 2.500 liraya çikacaktir.
Iç Piyasa Açilmayacak
tç piyasada talep, 1988 yilinin sonuna dogru daralmaya baslamistir. Bankalarin bir yil vadeli mevduata % 85 dolayinda faiz vermeleri talebin kisilmasinda önemli bir etken olmustur.
Eger bankalarin mevduat faizleri kademeli olarak asagiya iner, enflasyon psikolojisi ateslenir ise, iç piyasa canlanir.
Aksi halde iç talepte, özellikle dayanikli tüketim mallari ve otomotiv ürünlerindeki talepte daralma devam edebilir.
iç talebi olumsuz etkileyebilecek diger faktörler sunlardir:
– Isçi ücretlerinin enflasyon oraninda artmamasi,
– Tarim, ürünleri fiyatlarindaki artisin sinirli tutulmasi.
– Kamu yatirim harcamalari ile Mahalli Idare Harcamalari-nin kesilmesi.
Ihracat Duraklayacak
Hükümet, enflasyon, faiz, talep gibi konulardaki sorunlarin çözümünü bir süre erteleyebilir. Fakat ihracat gelirinin düsmesine tahammül edemez.
Halbuki yapilan hatalar, ihracat gelirini 1988 yilindaki düzeyde bile tutmayi güçlestirecek dogrultudadir:
– Ihracatçilara, ihracatçi sermaye sirketlerine eskiden verilen önem unutulmustur, ihracatçilarin hemen hepsine kötü gözle bakilmaya baslanmistir.
– Ihracat tesvikleri kademeli olarak kaldirilmis, kredi kolayligi en önemli tesvik araci kabul edilmistir. – Türk sanayiinin dünya piyasalarinda rekabet sansina kavustuguna iliskin çok yanlis bir inaç yayilmaktadir.
– Döviz fiyati gerçekçi fiyatin altina düsmüstür.
Eger yilin basinda, bu hatalar fark edilip, gerekli toparlanma yapilmaz ise, ihracat geliri düsebilir.
Yatirimlar Tamamen Durmayacak
Türkiye’de her dönemde yatirim yapilmistir, her durumda yatirim yapilacaktir.
Önemli olan yatirimin niceligi ve niteligidir. Uzun yillardir Türkiye’de yapilmayan yatirim, “imalat sanayii dalinda” eko» nomik büyüklükte, ileri teknolojiye dayanan yeni projelerle ilgili yatirimlardir.
Yapilanlar ise, mevcut tesisleri modernlestirme, büyütme yatirimlaridir.
Bu son tür yatirimlar ekonomi var oldukça sürüp gidecektir. Çünkü sartlar ne olur ise olsun, belli kuruluslar ayakta kalabilmek için be|li yatirimlari tamamlamak zorundadir.
Iste 1989 yilinda da yapilacak yatirimlar bu tür yatirimlar olacaktir.
Istihdam Gelismeyecek, Tersine Daralacak
Kamu yatirimlarinin yavaslatilmasi, Mahalli Idare yatirimlarinin kisilmasi dogrudan ve dolayli biçimde istihdam daraltir.
Özel sektör imalat sanayiinde istihdami gelistirici degil, kisici projelere öncelik verilmektedir.
En Sonunda Ne Olacak?
Görülüyor ki, radikal tedbirler alinmaz ise, 1989 yilinda isler iyiye degil kötüye gider. Gider de ne olur? Ekonomi batmaz. Ama tikanir. Tikanan ekonomiyi açmak için radikal tedbirlere ihtiyaç duyulur. En iyisi, eninde sonunda alinacak radikal tedbirleri gecikmeden almak, vakit ve kaynak kaybini önlemektir. Eger dis iflah etmez durumda ise, eninde sonunda çekilecek ise, agriyi aylarla yillarla uzatmaya ne gerek var… Bir yil sonra, üç yil sonra çekeceginize bir an önce çekin gitsin de. agri dinsin…
p>

 

Sende yorum yap