Dövizle borçlanmaya sınırlama ekonomiyi olumsuz etkileyecek

, , Sende yorum yap

DÜNYA okuyucularından Sayın Salih Esen, DÜNYA’da yayınlanan “Dövizli Kredilere Sınırlama” başlıklı yazım üzerine “parmağı taşın altında bir işadamı olarak” dövizle borçlanma konusunda geniş bir değerleme notu gönderdi.

Sayın Salih Esen diyor ki:

“43 yıllık bir şirketin (Esen Plastik San. ve Tic. AŞ) Yönetim Kurulu Başkanı ve EBSO Meclis Başkanı sıfatlarımla düşündüklerimi açıklamak isterim.

1- Her şeyden önce böyle bir sınırlama ya da yasaklama serbest piyasa ilkelerine uymamaktadır.

2- Böyle bir uygulamaya geçilmeden önce hiçbir iş dünyasını temsil eden kuruluştan görüş alınmamıştır. (EBSO dahil)

3- Sadece bir kriter vardır bu uygulamada o da 15 m. $ kriteridir. Yasak koyan 15 m. $’ın altında borcu bulunan şirketleri KOBİ olarak kabul etmekte ve bu şirketlerin borçlarını yönetemediğini varsaymaktadır ki bu yanlıştır.

4- 15 m. $’ın üzerinde borcu bulunan şirketlerin büyük şirket olduğu ve borcu yönettikleri varsayılmaktadır ki bu da yanlıştır.

5- Yine yanlış bir varsayım ‘Şirket zor durumda ise bu döviz borcundan kaynaklanmaktadır’. Bir şirketin zor duruma düşmesinde tecrübelerime istinaden söylüyorum bu olasılık diğer olasılıkların yanında % 10 bile değildir.

6- Bu kriterin mutlaka şirketlerin sermayeleri ile borçluluk oranıyla, nakit rasyolarıyla, karlılıklarıyla, ilişkilendirilmesi gerekmektedir.

7- Düşünün aynı sektörde iş yapan firmanın biri döviz borcundan dolayı sıkıntılı, diğeri ise döviz borcundan dolayı sıkıntı duymamaktadır. Siz bu yasa ile iyi yönetilen şirketi  kötü yönetilen ile aynı kefeye koymak suretiyle CEZALANDIRMIŞ bulunmaktasınız.

8- Sanayici iseniz mutlaka girdilerinizin bir kısmı ya da bizim sektörümüzde olduğu gibi büyük bir kısmı (petro kimya ürünü) dışarıdan ithal etmek zorundasınız. Dolayısıyla dövize ihtiyacınız bulunmaktadır. Döviz cinsinden borçlanamayacak firmaya bu faaliyetini durdur, küçül anlamına gelecek bir davranış biçimidir.

9- Yine düşünün aynı sektörde çalışan iki firmadan birinin borçluluk oranı düşük ve 15 m. $’ın altında, diğeri ise borç batağında (kötü yönetim nedeniyle ve piyasa gerçeklerine uygun satış yapmaması nedeniyle) ve borcu 15 m. $’ın üzerinde ve bu şirkete herhangi bir kısıtlama yok. Bu anlayış kabul edilecek bir şey değildir.

10- Uygulamada halen belirsizlikler mevcuttur. Şöyle ki; son 3 yılda yapılan ihracattan elde edilen gelire ihraç kayıtlı satışlar dahil midir, hariç midir? Belli değildir. Yine uygulama yürürlüğe girmesine rağmen firmaların bu bildirimlerini bankalara nasıl yapacakları bilinmemektedir.

11- Hiçbir firma kur oynaklığının bu denli yüksek olduğu, enflasyon-cari açık sarmalının hiç gündemden kalkmadığı, siyasi ve jeopolitik risklerin öngörülemediği bir ortamda döviz ile borçlanmak istemez. Borçlanıyorsa bu işinin gereğidir.

12- Döviz ile borçlanma kur riski almaksızın TL ile borçlanın denmektedir. Eximbank’ın bile TL kredi kullandırmadığı bir ortamda bankalardan TL cinsinden kredi ya spot olarak ya da max 1 yıl vadeli olarak bulunmaktadır. Bu kadar kısa vadeli kredi ile yatırım yapmak, büyümek mümkün değildir.

13- Bu karar sağlam adımlarla büyümeye çalışan, düşük borçlanma oranlarına sahip firmaların gelişmesini ve faaliyetlerini daraltmasına neden olabilecektir.

14- Şayet gerçekten firmaların faaliyetlerine en az risk ile devam etmeleri isteniyorsa, BDDK’nın bankalar için getirmiş olduğu birtakım yükümlülüklerin, Ticaret Bakanlığımız tarafından şirketler için de benzeri bir takım düzenlemeler ile yapılabileceğini unutmayalım. Böylelikle firmaların sermayeleri ile orantılı iş yapabilmeleri sağlanabilir.”

Sayın Salih Esen’in değerlemeleri böyle. Bu tür düzenlemelerden önce işin içinde olanların görüş ve değerlemelerinin alınmaması sistemde iyileşme yerine aksaklıklara yol açabiliyor..

 

Sende yorum yap