Dış ticaret rakamlarına izlemek yetmez değerlendirmek gerekir

, , Sende yorum yap

TÜİK kasım ayının 30’unda, ekim ayı dış tşicaret rakamlarını yayınladı. Ekim ayında ihracatın yüzde 9 oranında artarken ithalatın yüzde 25 oranında arttığını öğrendik.

Yüksek teknolojiye dayalı ürünlerin yapının ihracatta yüzde 3.9 iken, ithalatda yüzde 13.6 olduğunu öğrendik. TİM aralık ayının 1’inde kasım ayi şhracat rakamlarını açıkladı. Kasımda ihracattın yüzde 14.2 oranında arttığını öğrenerek sevindik.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2 Aralık’ta, geçici ihracat ve ithalat rakamlarını yayınlayınca, ithalat artışının ihracat artışının önünde koşmaya devam ettiğini görerek endişelendik.

Dış ticaret rakamları her ay başı yayınlanınca seviniyoruz, endişeleniyoruz, ama bu rakamların ekonomi için ne anlama geldiğini unutuyoruz.

Dış ticaret rakamları, ekonomi politikalarını yönlendirecek temel göstergelerdir.

Dış ticaret göstergelerini değerlendirerek ekonomide üretim yapımızı yenilemek zorundayız.

Kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre;

•İhracat, yüzde 11.02 artarak 14 milyar 232 milyon dolar,

•İthalat, yüzde 21.10 artarak 20 milyar 519 milyon dolar,

•Dış ticaret açığı, yüzde 52.43 artarak 6 milyar 287 milyon dolar oldu.

Son 12 aylık dönemde (Kasımdan-Kasıma) ,

•İhracat bir önceki yıla göre yüzde 10.3 oranında artarak 156 milyar 46 milyon dolara,

•İthalat yüzde 15.6 oranında artarak 229 milyar 147 milyon dolara ,

•Dış ticaret açığı yüzde 29.0 oranında artarak 73 milyar 101 milyon dolara ulaştı. (Dış ticaret açığı 2015 yılında 63.3 milyar dolar, 2016 yılında 56.0 milyar dolardı.)

•İhracat geliri ithalat harcamalarının sadece yüzde 68.1 ni karşılayabiliyor.

Unutmayalım. “Dış ticaret açığı” sonunda “cari açık” rakamını büyütüyor. Cari açık büyüyünce döviz sorunu ciddileşiyor. Döviz fiyatını dizginlemek mümkün olamıyor.

İthalatı, yatırım için yapmıyoruz. Üretimimizde ithal girdinin yüksek olması nedeniyle, üretmek için ithalat yapmak mecburiyetindeyiz.

Ocak-kasım döneminde:

Yatırım malları ithalatı yüzde 10.42 oranında geriledi. Geçen yıl yatırım yapamamıştık. Bu yıl yatırımda durum geçen yılın da gerisinde.

İthalat artışı hammadde, ara malı ithalatından kaynaklanıyor. İlk onbir ayda hammadde,ara malı ithalatı yüzde 27.65 oranında arttı.

Üretimde ve üretimin de ötesinde ihracatta ,ithalat bağımlılığı giderek artıyor.

En fazla ihracat yapılan fasıllardan , sadece 3 fasılda ,”kazanlar,makineler , demir çelik ve elektrikli makine ve cihazlar” fasıllarında Ocak-Kasım döneminde toplam ihracat geliri 27 milyar dolar.İthalat harcaması 58.4 milyar dolar.Açık anlatımla ihracat döviz kazandırmıyor. Tarsine döviz giderine yol açıyor. Onbir ayda 3 fasılda ithalat harcamaları ,ihracatın 31.3 milyar dolar üzerinde.İhracat geliri ithalatın sadece yüzde 46’sını karşılıyor.

İşte bunun için Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin sadece ihracat artışına dayalı iyimser yaklaşımları,gerçeği görmemizi engelliyor.İhracat artıyor ama bu ihracatı yapmak için ne kadar ithalat gerçekleştiriliyor? İthalat artışı neden ihracat artışının önünde koşuyor?

Bu gelişmeleri dikkate almaz isek, Türkiye’de tarında,sanayide ithalata bağımlı üretim yapısını değiştiremeyiz.Cari açık sorununu çözemeyiz. Bir başka önemli nokta da,ihracat pazarlarımızın hangi ülkeler olduğudur.Büyük ihracat pazarlarımızla siyasi ilişkilerin ekonomik ilişkileri engellememesine ,ekonomik ilişkilerin gelişmesinin önünü açmasına dikkat etmek zorundayız.

İhracatımızın yaklaşık üçte birini 5 ülkeye yapıyoruz. Son 11 aylık ihracatta Almanya’nın payı yüzde 9.6, İngiltere’nin yüzde 6.0, ABD’nin yüzde 5.5, İtalya’nın yüzde 5.3 ve Irak’ın yüzde 6.0 oranında. Batı pazarının ve doğuda Irak pazarının önemi görülüyor. Enerji fiyatlarındaki artış, ithalat faturasını büyütmeye başladı. Geçen yılın ilk 11 ayında 24.3 milyar dolar olan enerji faturası bu yıl 33.3 milyar dolara yükseldi. Enerjiye 9 milyar dolar daha fazla ödeme yaptık.

Enerji faturasının büyümesi Rusya’ya ithalat ödemelerinin artmasına yol açıyor. Rusya’ya ithalat ödenmesi 11 ayda 13.8 milyar dolardan 17.6 milyar dolara yükseldi ama, ithalatda Çin ve Almanya Rusya’nın önünde. Son 11 ayda Çin’den 21.2 milyar dolarlık,Almanya’da 19.1 milyar dolarlık ithalat yaptık.

İthalat ve ihracat rakamları (1) Tarımda ve sanayide üretimin ithal girdiye bağımlılığının ileri ölçüde olduğunu gösteriyor. (2) Dış ticaret rakamları üretimde ithalat bağımlılığının azalmadığını,arttığını gösteriyor. (3) Döviz fiyatlarındaki yükselmenin ,yerli girdi payının artmasını sağlayamadığını gösteriyor. Tarımda ve sanayide üretim yapısını yenileyemez isek, ithalat bağımlılığı devam ederse, hatta artarsa, ekonomi canlandıkça önce dış ticaret açığı büyüyecek,sonra cari açık büyüyecek.

Cari açık büyüdükçe enflasyonu dizginlemek, döviz fiyatında artışşı engellemek imkansız hale gelecek.

 

Sende yorum yap