Çınaraltı ve Balıkçı Yaşar

, , Sende yorum yap

Balıkçı Yaşar Şakak 50 yıldır Ortaköy’de balığa çıkıyor. Ortaköy Çınaraltı’nda Şakak’ın yakaladığı istavritleri yemenin tadına doyulmuyor.

Ortaköy’de caminin yanındaki meydan, bundan 40 – 50 yıl öncesi kumsalmış. Daha sonraları betonlanarak yükseltilmiş. Ortaköy sahilinde balıkçılık yapanlar teknelerini kumsala çeker, sahilde balık satarlarmış.

Şimdilerde Ortaköy’de rıhtıma bağlı teknesi olan, teknesiyle balığa çıkan tek bir balıkçı kaldı: Yaşar Şakak. Diğer balıkçılar yaşlandıkları için veya başka sahillere yöneldikleri için Ortaköy’de görülmüyor.

Yaşar Şakak şimdilerde 60’larında. Her gün balığa çıkmaya devam ediyor. “Yanlış avlamayla Boğaz’ın birçok balık türünü kuruttuk. Yıllardır uskumru Boğaz’a uğramaz olmuştu. Bu yıl gelecek gibi oldu. Yetkililer, sorumlular ışıkla avlanmaya izin verince, ışıkla avlananlar Marmara’da uskumruların yolunu kesti. Geleni yakaladı. Uskumru Boğaz’a ulaşamadı” diyor.

Asırlık çınarın altında

Ben şimdilerde her gün Ortaköy’deki ofisime gidiyorum. Öğle saati ziyaretime gelen misafirleri, istavrit yemeğe Çınaraltı’na davet ediyorum. Çınaraltı’nda balıkçı Yaşar Şakak’ın o gün yakaladığı balıkları yiyoruz. Ben istavrit meraklısıyım Çınaraltı’nın aşçıbaşı Şahin Yüce, istavriti yağ çekmeden kıtır kıtır pişirir. İstanbul’da daha başka balık lokantasında bu kadar lezzetli ve yağ çekmeden kıtır kıtır pişirilmiş istavriti yiyemezsiniz.

Çınaraltı lokantasının özelliği, koskocaman, asırlık bir çınarın altında olması. Çınar lokantanın içinde. Lokantanın tam ortasında. Çatıyı delip göğe yükselmiş. Lokantanın ön bölümü Ortaköy Meydanı’na ve denize karşı. Güneşli havalarda güneş lokantanın içine giriyor.

Bu lokantanın ilginç bir hikayesi var. Daha doğrusu ilginç olan, lokantayı açan ailenin hikayesi.

Hikaye, dede Ali Hüsnü’nün mübadelede Selanik’ten İzmir’e göç etmesiyle başlıyor. Ali Hüsnü, İzmir’de polislik yapıyor.

İzmir’den İstanbul’a geliyor.

Mezeleri lezzetli

Ortaköy İskelesi’nin karşısında küçük bir dükkanda odun kömürü satıyor. Ali Hüsnü’nün oğlu Kadir Özgüç demirci ustası Rum asıllı Mike Usta’nın yanına giriyor. Demirci oluyor. Babası ölünce çınar altındaki odun kömür deposunda demirciliğe başlıyor. İyi bir demirci ustası olarak Dolmabahçe Sarayı’nın çatısını yeniliyor, yurtdışında iş yapan müteahhitlerin şantiyelerinde çalışıyor. 1984’te ölüyor. Dört oğlu var: Ferruh, Kadir, Metin ve Haldun. Sadece Haldun baba mesleğini yapıyor. Demirci oluyor. Baba dükkanının çatısı 1986 yılının ağır kışında kardan çöküyor. Çocuklar dükkanı yenileyince Ortaköy’ün değişen yapısına uyum arayışında balıkçı lokantasına dönüştürüyor. İşte Çınaraltı Lokantası’nın hikayesi böyle başlıyor… Çınaraltı gün boyu açık.

İşin başında genelde Haldun ve Ferruh Özgüç duruyor. Salon sorumlusu Adil Zülfikâr Yüce. Servis görevlileri Mürsel Doğan, Hasan Şanlı, Mehmet Can Tarhan, Murat Çorum. Aşçıbaşı Şahin Yüce’nin salataları da taptaze yeşilliklerle hazırlanır. Mezeleri lezzetlidir….

Çınaraltı’nın en beğenilen yemekleri balık mevsimine göre iskorpit, lipos ve kırlangıç çorbaları. Bu çorbalar sipariş üzerine hazırlandığından, rezervasyon yaparken kaç kişilik çorba istendiğinin belirtilmesi gerekiyor.

 

Sende yorum yap