Çiftlik balığı ve ithalle geçen yaz

, , Sende yorum yap

Bizde yaz mevsimi başladığında balık yasağı da başlıyor. Balık yasağının olmadığı dönemlerde zaten denizlerden elde edebildiğimiz balık giderek azalıyor.

2017 yılında denizlerimizden 269 bin ton balık elde edildi. Bunun 160 bin tonu hamsi, diğer türlerden ne kadar az miktarda olduğu ortada.  Hamsi hariç, denizlerden elde edilen yaklaşık 170 bin ton, deniz çiftliklerinden elde edilen 170 bin ton ve de ithalattan gelen 100 bin ton balık olmasa, balık yiyemeyeceğiz.

Özellikle yazın tatil yörelerine gidenlerin özlemi balık yemektir. Ve yaz boyunca 10 metreden küçük teknelerin kıyı balıkçılığı yaparak her gün getirebildikleri az miktardaki balık dışında, lokantalar deniz çiftliği balığı ve ithal balık satmak zorunda kalıyorlar.

Deniz balıkçılığımızda hem miktar hem tür bakımından giderek azalma var. 2017 yılında, hamsi hariç toplam deniz avcılığında elde edilen belli başlı balıklar 2.4 bin ton barbunya, 2 bin ton lüfer, 135 ton kalkan, 600 ton çupra ve 135 ton levrek. 2017 yılında denizden yakalanan 135 ton deniz levreğine karşı, deniz çiftliklerinde üretilen levrek 100 bin ton. Denizden yakalanan 600 ton çipuraya karşı, çiftliklerde üretilen çipura miktarı 61 bin ton.

Çiftlik balıkları dediğimiz balıklar da denizlerde üretiliyor. Üstelik sağlık bakımından daha da kontrollü. İthal balığa bağımlılığımız ise giderek artıyor.

Balık sevenlerin en makbul balık olarak tercih ettiği lahoz (lagos balığının “resmi” adı lahoz imiş!) artık Somali’den uçakla getiriliyor.

–  Dil balığı, mercan, mezgit, sinarit gibi balıklar ta Gana’dan getiriliyor.

–  Barbunya, tekir ithal.

–  Hatta karides bile ithal ediliyor. Karidesler Endonezya, Tayland, Vietnam ve Çin’den getirtiliyor.

–  Norveç’ten sadece somon balığı gelmiyor. Barbunya, kalkan, uskumru balığı geliyor.

–  Istakozlar Amerika’dan ithal.

Yurt dışından balık 2 türlü getiriliyor: (1) Dondurulmuş olarak, (2) Buzlanarak, dondurulmadan.

Dondurulmuş balığın raf ömrü uzun. Buzlanarak, dondurulmadan getirilen balıklardan; (1) Deniz ürünü olanların raf ömürleri kısa. 2-5 gün içinde tüketilmeleri gerekiyor. (2) Somon ile çiftlik balıklarının raf ömürleri 3 haftaya kadar çıkabiliyor.

Bir balığın ithal balık olması illa da kötü olmasını gerektirmez. Sadece ithal balıklarda değil, çiftlik balıklarında ve deniz balıklarında da tazelik konusunda satıcılara büyük sorumluluk düşüyor.

Önemli olan, gıda denetiminden sorumlu birimlerin satışa sunulan balıkların menşeini tüketiciye açıklama zorunluluğunun getirilmesidir. Satışa sunulan balığın üzerindeki etikete deniz balığı mı, ithal balık mı, çiftlik balığı mı olduğu mutlaka yazılmalıdır. Yanlış olan, tüketicinin aydınlatılmamasıdır. Hele hele yanıltılması çok daha kötüdür. Tüketiciye deniz balığı yerine çiftlik balığı veya ithal balık vermek çok yanlış bir davranıştır.

 

Sende yorum yap