Brunch rekabeti

, , Sende yorum yap

Geçen pazar günü Raffles Otel’in brunch’ında bugüne kadar tatmadığım bir et yedim. Adını bilmiyorum. Bana anlattıklarına göre içinde ördek yağı bulunan buharda pişirilmiş ekmek (bun ekmek olarak adlandırılıyor) arasına sandviç yapar gibi konulan et parçası 24 saat suda pişmiş dana kaburga etiymiş. (sous vide) Buharda 24 saat pişirilen kaburga eti, daha sonra karamelize şeker, domates ve özel hazırlanmış baharatlarla hazırlanan özel sosla fırınlanıyor, bun ekmekle sıcak olarak servis ediliyormuş.

“Bundan sonra otelin lokantasına yemeğe geldiğimde bunu ısmarlarım” diyecek oldum. Meğerse brunch büfesinde yer alan bu yemek gibi daha başka birçok yemek, otelin lokantasının normal menüsünde yer almıyormuş. Onun için bugün Raffles otelinin pazar brunch’ında yer alan farklı yemekleri anlatacağım. Ama önce genel olarak brunch’tan söz edeyim..

Halkımız “brunch”ı giderek daha fazla sever hale geldi.

Brunch, kelimesi, İngilizce kahvaltı (breakfast) ile öğle yemeği (lunch) kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşan bir kelime. “Uzatılmış kahvaltı” denildiği de oluyor.19. yüzyılda İngiltere’de adet olmuş.1930’larda ABD kıtasına atlamış. Derken dünyaya yayılmaya başlamış.

Fransa’dan günlük geliyor

Okullarda, kışlalarda, otellerde, hafta sonu geç uyanan, kahvaltı saatini kaçıranların, kahvaltıyla öğle yemeğini birleştirmelerine imkan verdiği için sevilmiş. Günümüzde oteller müşteri çekmek için brunch’a önem veriyor. Cumartesi, pazar günleri brunch rekabeti var.

İstanbul’da Çırağan Kempinski‘nin brunch’ları kişi başına 195 lira. Shangri La Bosphorus’unki 205 lira. Sultanahmet Four Seasons Otel’inde 145 lira. Four Seasons Boğaziçi’ninki 275 lira.

Raffles İstanbul Zorlu Center, Raffles otellerinin Türkiye’de ilk, Avrupa’da ise ikinci oteli. Otelde Türk mutfağının çağdaş yorumuna dayalı menüsü olan Rocca Brasserie, 130 yıllık Raffles otellerinin efsanevi Long Bar’ı var. Pazar brunch’ları Rocca Brasserie’de her pazar 11.30-15.00 arasında düzenleniyor. Rocca Brasserie’nin değişik salonlarında her yemek çeşidi için büfeler düzenlenmiş. Kişi başı 245 lira ödeyen bu büfelerdeki yiyeceklerden seçim yapabiliyor.

Deniz ürünleri büfesindeki Fransız markası “Gillardeau” marka istiridyeler brunch için günlük olarak Fransa’dan getiriliyormuş. Deniz ürünleri büfesinde Maine’den getirilen ıstakozlar, Alaska’dan getirilen “kral yengeç bacakları” ve pancarlı, pastırmalı gravlax somon çeşitleri var. Tekrar ediyorum günümüzde İstanbul’da bu tür deniz ürünleri, lokantaların günlük menülerinde yer alamıyor.

Japon büfesinde suşi, sashimi ve “Tempura Shrimp Dynamite Roll” var.

En can alıcı kısmı

Et ve balık büfelerinde et, balık ve tavuk çeşitleri, şarküteri ve peynir büfelerinde değişik kahvaltılıklar dizilmiş. Taş fırından pide ve pizza hazırlıyorlar, ev yapımı makarnalar, ekşi mayalı ekmekler ve Raffles Patisserie’de sergilenen birbirinden renkli ve çekici tartlar, ekler ve pastalar brunch’a renk katıyor. Özellikle Raffles Patisserie’nin Fransız pastacılığını yeniden yorumladığı enfes pastalar, ev yapımı dondurma ve sorbe çeşitleri, misafirlerin kendi eklerlerini diledikleri kremayla hazırlayabilecekleri “ekler istasyonu” en can alıcı kısmını oluşturuyor.

Bu kadar çeşit yiyecekten “Sen ne yedin?” diye sorulacak olur ise “Ben başka lokantalarda bugüne kadar tatmadığım bun ekmek arası dana kaburga ve lokantaların menülerinde çok az yer alan çavdar ekmeği üzerine roast beef yedim. Istakoz iyi hazırlanmıştı.Lezzetliydi. Diğer büfeleri seyrederek gözümü doyurdum. Açık büfe, şampanya, Raffles kokteyli ve A la Carte menüden seçmeler dahil brunch’ın fiyatı ise kişi başı 245 lira. Raffles‘ın brunch günlerinin özelliği Flappers Swing’in canlı caz ve swing müziği yapması. Grubun tüm üyeleri başarılı.

 

Sende yorum yap