‘Ben olsam’ artırmazdım

, , Sende yorum yap

Merkez Bankası (MB) geç likidite penceresi borç verme faiz oranını 0.75 puan artırarak yüzde 13.50’ye yükseltti. MB, bankaların bankasıdır. Bankaları fonlar. Son zamanlarda geç likidite penceresinden yüzde 12.75 faiz ile fonluyordu. Şimdi yüzde 13.50 ile fonlayacak. Bu artırım, bankaların kredi faizlerinin (bir ölçüde mevduat faizlerinin), Hazine’nin borçlanma faizlerinin, özetle ekonomide tüm faizlerin yükselmesine kapı açacak.

– MB faiz artırımını “Sıkı Para Politikası” aracı olarak görüyor. Bu artırım ile önümüzdeki dönemde enflasyon artışının yavaşlamasını bekliyor.

– Para piyasasının oyuncuları bu artırım ile döviz girişinin artıracağını, dövizdeki hızlı tırmanışın duracağını söylüyor.

Sıkı para politikası MB’nin (1)Paranın miktarını kısması (2) Paranın fiyatını (faizini) yükseltmesidir.

Bizde artan fiyatlar hem dövizde hem TL’de sıkı para politikası oluşmasına yol açıyor. Ayşe Hanım Teyzem aynı pazar sepetini doldurmak için daha fazla para ödüyor. Pazarcı aynı sebzeyi almak için daha fazla ödüyor. Bizde enflasyon “Doğal bir para sıkılaştırması yapıyor.”

Piyasa ne istiyor?

Finans piyasasının oyuncuları “Faiz yükselsin ki yurda sıcak para (döviz) girişi durmasın. Döviz bulunur ve ucuz olsun” diyorlar. Nobel Ödüllü İktisatçı Milton Friedman’ı “kılavuz kaptan belleyen” iktisatçılara göre “Faiz yükselince yatırımlar yavaşlar, ekonomi yavaşlar, enflasyon aşağıya iner.”

Bizde faiz yükselince döviz ucuzluyor. Dövizin ucuzlaması “dolaylı olarak” maliyetleri ve sonuçta enflasyonu aşağıya çekiyor. Faiz yükselince artan döviz girişi, ucuzlayan döviz fiyatı ekonomiyi canlandırıyor. Canlanan ekonomide aşağıya iner gibi olan enflasyon bir süre sonra harekete geçiyor. Daha da kötüsü cari açık büyüyor.

Artış yeterli mi?

ABD’de Fed politika faizini 0.25 puan artırarak yüzde 1,25-1,50 aralığına yükseltti. Bu, yaklaşık yüzde 20 dolayında bir faiz artırımıdır. MB faizi 0.75 puan artırdı. Bu ise yüzde 6 dolayında bir artırımdır. Dolayısıyla bu artışın etkisi zayıf olur veya hiç olmaz. MB faiz artışının gerçekten yararına inanıyor ise, en aşağı 4-5 puan artırmalı idi ki, “Yapılan hayır ürkütülen kurbağaya değsin”.

Ekonominin bu durumunda, bu seçim ortamında Merkez Bankası’nın faiz artırımımın “Sinyal Etkisi”nden söz edilebilir. Beklentileri yumuşatarak döviz fiyatındaki hızlı artışın frenlenmesine katkıda bulunabilir.

Peki bu duruma halkımız ne diyor? Halkımız döviz ve TL’nin birlikte işlem gördüğü ekonomide faiz artışının bir süre sonra fiyatları yukarıya ittiğini gördüğü için faiz artışından korkuyor.

Öyle oldu, böyle oldu. Merkez Bankası faizi artırdı (Ben olsam artırmazdım). Hem de erken seçim havasına girmiş bir ekonomide faiz artırımına gidildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “faizin indirilmesi” bekleyişine rağmen faiz artırıldı. “Ne diyebiliriz?” Hayırlı olsun!

 

Sende yorum yap