“Asabı Bozuk Adam” Besim Tibuk

, , Sende yorum yap

Besim Tibuk-Yarını Yaşayan Adam başlığını taşıyan bir kitapta Fatih Vural, Besim Tibuk’un hayat hikayesinden kesimler veriyor. (Net Kitap, Kasım 2017)

İkide bir denilir ki “Abicim bu memlekette herkes palavra konuşuyor. Kimse kafayı çalıştırıp, reçete yazmıyor. Çözüme yardımcı olmuyor…” Alınız işte reçete… Ama şu anda kimse reçete veya çözüm ile ilgilenmiyor. “Horoz dövüşü” herkesin ilgisini daha çok çekiyor.

18 Haziran 1997 tarihinde “Asabı Bozuk Adam” olarak Besim Tibuk’un hayatını ve görüşlerini yazmıştım.

“Asabı Bozuk Adam” Besim Tibuk. Besim Tibuk, Rize’nin Fındıklı ilçesi Anlı köyünde doğmuş, Artvin’in Murgul ilçesi, Kars ve İzmit’te okumuş.

İzmit Lisesi’ni birincilikle bitirince Amerika okullarında bir yıl eğitim görmeleri için öğrencilere burs sağlayan AFS isimli Amerikan Eğitim Kurumu aracılığıyla ABD’ye gidip California’da okula devam etmiş. Türkiye’ye dönünce önce Eczacılık Fakültesi’ne girmiş, sonra Mülkiye’ye geçmiş.

TÜİK’deki yabancı danışmanlara tercümanlık yapmış, İstanbul’a gelmiş “tercüman rehber” olmuş.

Rehberlerin ortak olacağı bir ticari işletme olarak NET Grubu’nun kuruluşuna öncülük etmiş. NET Grubu büyüyerek 1980 yılında NET Holding olunca başına geçmiş.

Daha sonra Besim Tibuk, kendi kurduğu “Liberal Demokrat Parti”nin başkanı oldu.

Net Holding değişik nedenlerle kan kaybedince, Kıbrıs’a çekildi. Kıbrıs’ta yaşamını sürdürüyor.

(Hayat hikayesini, Işıl Alatlı ve Hakan Çizem’in kaleme aldığı “Asabı Bozuk Bir Adamın Portresi” isimli kitaptan aktardım. Dem Yayınları, 2. Baskı Nisan 1996,188 s.)

Bakınız “Asabı Bozuk Adam” o zamanlar neler söylüyordu:

– Türkiye’de çözülemeyecek sorun yoktur.

– Devletin eğitim, sağlık, ulaşım, sosyal güvenlik ve kültür konularında verdiği hizmetler yetersiz, kalitesiz ve pahalıdır. Bu hizmetler özel girişimcilere bırakılmalı, vergi muafiyetleri ile de desteklenmelidir.

– Çözüm bekleyen en acil sorun adalet ve yargıdır. Yargı gücü, başkan ve üyelerin toplumsal iradenin belirleyeceği bir yüksek mahkemeye ve buna bağlı etkin bir adli mekanizmaya ait olmalıdır.

– Ülkemizde asıl “insan hakları ihlali” suçlulara değil, mağdurlara yapılmaktadır. Bu nedenle infaz yasası kaldırılmalıdır.

– Adaletsizliğin ve yozlaşmanın sebebi devletçi ekonomik sistemdir.

– Ekonomide en büyük sorun; yüksek faizli iç borç ve bunun neden olduğu yüksek enflasyondur. Bir dolara eşit değerde Yeni Lira uygulaması ve alınacak diğer tedbirlerle bu sorun yok edilebilir. Ancak bundan sonra özelleştirmeyi gerçek değerinde yapmak mümkün olacaktır.

– Yüksek faiz ve enflasyon düşürülür, vergi makul düzeye indirilirse, üç yıl sonra işsizlik kalmaz.

– İşsizliğin en büyük nedeni devletin işveren olmasıdır. Çözüm özel sektörün gelişmesindedir. Özelleştirme olur da devlet ekonomiden elini çekerse, işsizlik ortadan kalkar.

– Devlet iş değil, işsizlik yaratır. Bugün işsizliğin en büyük nedeni devletin işveren olmasıdır. Çözüm özel sektörün gelişmesindedir. İşyerleri büyüdükçe, yeni işyerleri açıldıkça, işçi talebi de artar. Ülkede özel sektörün gelişmesi işçiye daha çok talep, daha yüksek ücret demektir.

– Türkiye’de ulaşım üretimden önemlidir. Türkiye dünyanın üç büyük kıtasını bağlayan bir köprüdür. Bu avantajdan yararlanabilirsek kısa sürede dünyanın en zengin ülkelerinden biri oluruz.

– Büyük şehirlerimizin en önemli sorunu gecekondulardır. Sorunun çözümü için tüm gecekondu tapuları iptal edilmeli, imar verilmemeli, yol, su, elektrik götürülmeyip, yerleşmenin caydırılmasına çalışılmalıdır. Gecekonduda oy hakkı geçici olarak kaldırılmalıdır.

– Tüm şehir hizmetleri özelleştirilmeli, gayrimenkuller gerçek değerleriyle vergilendirilmeli, elde edilen kaynak belediye hizmetlerine yansıtılmalıdır.

– Ülkemizde yönetim sorununun çözümü iki turlu başkanlık sistemindedir. Yürütme gücü iki turlu seçimle seçilen ve asgari % 51 oy alan bir başkana ve onun belirleyeceği bir kabineye bırakılacaktır.

– Parlamento ise halkın gerçek temsilcisi olabilmek için dar bölge, iki turlu seçimle iş başına getirilecektir.

– Yerel yönetimlerde belediye başkanı da yardımcısı ile birlikte iki turlu seçimle seçilecektir.

– Devlet sadece asil görevi olan iç ve dış güvenlik, adalet, yargı gibi hizmetlerin daha etkin bir şekilde yapılmasını üstlenmelidir. Böylece, devlet daha da güçlenecektir.

– Devletin verdiği hizmet kalitesiz, eksik ve pahalıdır. Hizmeti, halk kendi kuruluşlarıyla daha iyi ve daha ekonomik yapabilir.

Yeni kitapta Besim Tibuk “Yarını Yaşayan Adam” olarak tanıtılıyor. Bana göre o hala “Asabı bozuk, doğruları dile getirmeye çalışan bir adam.”

Düzeltme: 22.11.2017 Tarihinde yayınlanan “Rüzgar enerjisine ilgi büyük” başlıklı yazının ilk paragrafında işletme halindeki RES’lerin kurulu gücünün 6.201 MW olduğu belirtilmişken, sonraki paragrafta işletme halindeki, inşa halindeki ve lisans alınmış HES’lerin kapasiteleri belirtilirken “MW” yerine “türbin” kelimesi kullanılmıştır. Hata için özür dilerim.

 

Sende yorum yap