Alacak sigortası ne getirir?

, , Sende yorum yap

Hükümet iyi niyetle ekonomide canlanmayı hızlandıracak tedbirler arayışını sürdürüyor.
Ancak bu arayışlara dayalı tedbirler acaba özel sektörde yeni bir “regulasyon” dalgasına yol açmaz mı?

Dövizle borçlamanın usulu ve sınırları var.

Kredi Garanti Fonu’ndan yararlanmanın usulü var.

İhracat kredilerini kullanmak için yapılması gerekenler var.

Şimdi de bir alacak garanti sigortası uygulaması tartışması başladı.

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Kredi Garanti Fonu desteğinin ardından, KOBİ’leri alacaklarını tahsil edememe riskine karşı korumak için çalışma başlattıklarını belirterek, “Bu kapsamda Hazine olarak, KOBİ’ler için bankacılık sisteminde teminat olarak kullanılabilecek ve krediye ulaşmayı kolaylaştıracak alacak sigortasını yaygınlaştıracağız” dedi.

Kurulması düşünülen modelde, talep ayağını harekete geçirmek üzere teşvik edici düzenlemeler yapılacağını belirten Şimşek, bunun yanı sıra arz ayağındaki pazar boşluklarının kapatılacağını kaydetti.

Hükümetin ekonomik sistemdeki tıkanıklıkları gidermek için aldığı tedbirler önemlidir.

Ne var ki bunların;

-Ekonomiye getirdikleri yüke –faturaya karşılık

-Acaba ne yararları oluyor?

-Tedbirler parasal iyileşmeye mi yol açıyor, yoksa sağlıksız yapının sürdürülmesini mi destekliyor?

Her işletme için alacakların teminat altına alınması, zamanında tahsili önemlidir.
İşletmelerde, vadeli işlemlerin sorumluğunu taşıyanların, bu konuda özel bilgi ve yetenekleri yanında işletmelerin satışı gerçekleştirme mecburiyetleri de önem taşır.

Kredi sigortası konusunda sigorta şirketleri deneyimli. Ancak alacak sigortası hem yeni hem riskli bir sigorta alanı.

Alacak sigortasını özel sektör yerine kamu sektörü yapmaya kalkarsa, kamu nasıl örgütlenir?

İyi niyetle ortaya atılan bu tür projelerin sözde kalmaması, başarılı olabilmesi için önceden ilgili taraflar arasında tartışılmasında büyük yarar vardır.

 

Sende yorum yap